9. Hukuk Dairesi 2024/10266 E. , 2024/14861 K. I. BAŞVURU Başvurucu vekili dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan işe iade talepli davalarda iş sözleşmelerinin feshinin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı konularında Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin farklı hukuk daireleri tarafından farklı yönde kararlar verildiğini, olaylar ve davalı taraf birebir aynı olmasına rağmen davaların sonuçlarının farklı olduğunu belirterek 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Ad…
**9. Hukuk Dairesi 2024/10266 E. , 2024/14861 K.** **"İçtihat Metni"** I. BAŞVURU Başvurucu vekili dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan işe iade talepli davalarda iş sözleşmelerinin feshinin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı konularında Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin farklı hukuk daireleri tarafından farklı yönde kararlar verildiğini, olaylar ve davalı taraf birebir aynı olmasına rağmen davaların sonuçlarının farklı olduğunu belirterek 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir. II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 01.07.2024 tarihli ve 2024/5 Esas, 2024/8 Karar sayılı kararı ile; Bursa 10. İş Mahkemesinin 2022/210 Esas, 2023/402 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; fesih geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilerek 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesi uyarınca sendikal tazminata hükmedildiği, bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun da Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 30.01.2024 tarihli ve 2024/107 Esas, 2024/185 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, aynı şekilde Bursa 10. İş Mahkemesinin 2022/208 Esas 2023/400 Karar sayılı dosyasında feshin sendikal nedenle yapıldığı sonucuna varıldığı ve davalı vekilinin istinaf talebi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 30.01.2024 tarihli ve 2024/105 Esas, 2024/186 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Bursa 10. İş Mahkemesinin 2022/207 Esas 2023/399 Karar sayılı dosyasında sendikal tazminatın kabulüne dair karara karşı istinaf başvurusunun da Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 30.01.2024 tarihli ve 2024/104 Esas, 2024/183 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, buna karşılık Bursa 11. İş Mahkemesinin 2022/191 Esas 2023/349 Karar sayılı dosyasında feshin geçersizliği ile işe iadenin yanında sendikal tazminata hükmedildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde, sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması hâlinde ödenmesi gereken tazminat miktarı davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti olan 25.020,00 TL tutarında belirlenmesine karar verildiği, Başkanlar Kurulunca yapılan inceleme sonucunda; aynı eylemde bulunan davacılar hakkında Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince fesih sendikal nedenle dayandığı gerekçesiyle işe iade kararı verildiği, 12. Hukuk Dairesince sendikal nedenlerle fesih iddiası reddedilerek işe iade kararı verildiği, bu hâliyle Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu, bu sebeple uyuşmazlığın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiğine dair görüş bildirilmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir. III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR A. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 10.01.2024 tarihli ve 2023/2330 Esas, 2024/25 Karar Sayılı Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile sendikal tazminata hükmedilmesini talep ettiği davada, İlk Derece Mahkemesinin feshin sendikal nedene dayandığına dair kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; feshin geçersiz olduğunun kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, diğer taraftan davacı taraf iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshettiğini iddia etmişse de, yargılama aşamasında dinlenen davacı tanığı F'nin kendisinin sendika üyesi olup hâlen işyerinde çalışmaya devam ettiğini, işyerinde yetkili sendikanın olduğunu, diğer davacı tanığı Z'nin ise sendikal baskıyı bilmediğini belirttiği, işveren tarafından özellikle sendika üyesi işçilerin işten çıkartıldığına ilişkin bir uygulamanın bulunduğuna ilişkin somut veriler elde edilememesi, sendikalı olup hâlen çalışan işçilerin bulunması birlikte değerlendirildiğinde davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, davacının kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alındığında işe başlatmama tazminatının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesine kesin olarak karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 30.01.2024 Tarihli ve 2024/104 Esas, 2024/183 Karar; 2024/105 Esas, 2024/186 Karar; 2024/106 Esas, 2024/184 Karar; 2024/107 Esas, 2024/185 Karar Sayılı Kararları Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararlarıyla; feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle davacıların işe iadesine dair İlk Derece Mahkemesi kararlarına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda, davalı tarafça feshin haklı ya da geçerli nedenle yapıldığının ispatlanamaması karşısında işe iade davasının kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda sözleşmelerin fesih tarihine yakın tarihlerde ve sonrasında bir çok işçinin sendika üyeliğinden ayrıldığı, sendikalı işçilerin sözleşmelerinin çeşitli sebepler ileri sürülerek feshedildiği, işverenin sendikal örgütlenme veya toplu iş sözleşmesi bağıtlanması sürecini engelleyici tavır takındığına ilişkin davacı tanıklarının beyanlarının kayıtlarla doğrulandığı, feshin işveren tarafından sendikal nedenle gerçekleştirildiği anlaşılmakla, sendikal tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre giderilip giderilemeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur. B. İlgili Hukuk 1. Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde yer alan düzenlemedir. 2. 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) üncü bendinde yer alan düzenlemeye göre; “Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek” bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. 3. 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre ise; “(3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.” 4. Dairemizin 15.05.2023 tarihli ve 2023/6993 Esas, 2023/7149 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şu şekildedir: "... Uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmeden önce, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine dayanan taleplerle ilgili olarak dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar verdiği sırada, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda veya ne şekilde giderilmesi gerektiğine yönelik görüş bildirip bildiremeyeceği ele alınmalıdır. İlgili hükümde, uyuşmazlığın giderilmesinin gerekçeli olarak istenmesi üzerine bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulunun kendi aralarında toplanacakları ve kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini isteyecekleri düzenlenmiştir. Kanun'daki 'kendi görüşleri' ifadesinden anlaşılması gereken husus, başkanlar kurulunun bölge adliye mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı yönündeki görüşüdür. Uyuşmazlığın giderilmesinin gerekip gerekmediği veya hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği yönündeki karar, Yargıtay ilgili hukuk dairesince verilir. Keza ilgili daire uyuşmazlığı mutlaka uyuşmazlık konusu daire kararları çerçevesinde ele alıp gidermek zorunda değildir. Gerektiği takdirde uyuşmazlığın, bölge adliye mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçelerden farklı gerekçe ile de giderebilir. Başkanlar kurulunun uyuşmazlığın hangi bölge adliye mahkemesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği konusunda bir görüş ortaya koyması, ilgili yasal düzenlemeye aykırı olduğu gibi yargısal bir faaliyette bulunulması anlamına geleceğinden yerinde de değildir. ..." C. Değerlendirme 1. Uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmeden önce, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine dayanan taleplerle ilgili olarak dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar verdiği sırada, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda veya ne şekilde giderilmesi gerektiğine yönelik görüş bildirip bildiremeyeceği ele alınmalıdır. Dairemizin, İlgili hukuk bölümünün (4) numaralı paragrafında yer verilen kararında da açıklandığı gibi başkanlar kurulunun uyuşmazlığın hangi bölge adliye mahkemesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği konusunda bir görüş ortaya koyması, ilgili yasal düzenlemeye aykırıdır. Aynı zamanda yargısal bir faaliyette bulunulması anlamına geleceğinden de yerinde değildir. Somut olayda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunca daire kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda giderilmesi gerektiğinin belirtilmesi isabetsiz olup eleştirilmesi gerekmiştir. 2. Diğer yandan 5235 sayılı Kanun ile bu Kanun'da sayılan kişi ve kurumlara tanınan uyuşmazlığın giderilmesini talep etme hakkı, mutlak biçimde her uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm geliştirilmesine imkân vermez. Uyuşmazlığın giderilmesi talebi bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir. 3. Yukarıda özetlerine yer verilen başvuru konusu dosyalarda 5235 sayılı Kanun anlamında benzer olaylar bulunduğu sonucuna varılabilir. Şüphesiz benzer olaylardan söz edebilmek için davaların taraflarının aynı olması yahut olaylar arasında mutlak bir özdeşlik bulunması gerekmemektedir. Ancak bazı dava dosyalarındaki delillerin farklılık göstermesi, benzer olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir. Bu durumda ispata yönelik farklılıktan kaynaklanan uyuşmazlığın 5235 sayılı Kanun kapsamında giderilmesi mümkün değildir. 4. Somut olayda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairelerince aynı işverence birbirlerine yakın tarihlerde yapılan fesihlerin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasında farklı sonuçlara ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre başvuru konusu kararlara konu olayların benzer olaylar olarak nitelendirilebileceği hususu uyuşmazlık dışıdır. Ancak Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ile 9. Hukuk Dairesi kararlarına esas alınan tanık anlatımlarının birbirinden farklı olduğu anlaşılmakta olup bu durumda her iki Dairece ispat yönünden farklı sonuçlara ulaşılması olağandır. 5. Bu açıklamalara göre Bölge Adliye Mahkemesi Dairelerinin farklı kararları, her somut olayın koşulları ve özellikle delil durumu gözetilerek tesis edilmiş olup davacının başvuru dilekçesinde belirtmiş olduğu Bölge Adliye Mahkemesi Dairelerinin kararları arasında 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi kapsamında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. 6. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. V. KARAR 1.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 01.07.2024 tarihli ve 2024/5 Esas, 2024/8 Karar sayılı kararına istinaden iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına, 2. Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.