11. Hukuk Dairesi 2024/1708 E. , 2024/7038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/425 Esas, 2023/1041 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen bononun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan ya
**11. Hukuk Dairesi 2024/1708 E. , 2024/7038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/425 Esas, 2023/1041 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen bononun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların müteveffa ...'in mirasçıları olduğunu, murise yönelik keşidecisi olduğu 550.000,00 TL bedelli bonaya dayalı icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşerek haciz safhasına geçildiğini, murisin 25.02.2014 tarihinde vefat ettiğini, bonoda kefil olarak görünen kişinin bakıcısı olduğunu, bakıcısı ve bakıcısının eşinin birlikte hareket ederek murisin durumundan faydalandığını, Küçükçekmece 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1294 E. sayılı dosyasında alınan rapor ve yine Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda murisin fiil ehliyetinin sınırlandırılması gerektiğinin belirtildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 670 inci maddesine göre murisin kambiyo senedi düzenlemeye ehil olmadığını, bakıcı ... ve eşi ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu iddia ederek murisin düzenlediği üç adet bononun mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespiti ve bonoların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, iddia edilen olayları bilmesinin beklenemeyeceğini, keşideci ...'e her hangi bir vasi atanmadığını, davacının dayandığı raporların bonoların keşide tarihinden sonraki bir tarihte alındığını, davacıların mirası reddetmediğini ve murisin borçlarından sorumlu olduklarını savunarak davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafça, akli dengesi yerinde olmadığı ileri sürülen müteveffa ...'in düzenlediği bonoların, kesin hükümsüzlük nedeniyle mutlak batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesi talep edildiği, davacı vekili 19.01.2015 tarihli dilekçesinde de davanın menfi tespit davası olmadığını belirttiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.03.2016 tarihli, 2016/1617 K. sayılı ve 19.04.2017 tarihli, 2017/1599 K. numaralı raporları ile ...'in bonoların tanzim tarihi olan 30.03.2011, 15.06.2011 ve 15.09.2011 tarihlerinde fiili ehliyetini haiz olduğu tespit edilmiş olduğu, bu durumda takibe konu bonoların geçerli olduğu, davacılar vekilinin tahkikat aşaması sona erdikten sonra ıslah talebinde bulunduğu ancak bunun mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, fiil ehliyetini haiz olmadığı iddiasına dayalı bononun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.