İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 10/12/2025 YAZILDIĞI TARİH: 11/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/203 Esas 2024/445 Karar sayılı kararı davacılar vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın malik olduğu ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından sigortalandığını, b…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1839 KARAR NO: 2025/2009 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/04/2024 NUMARASI: 2023/203 Esas 2024/445 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 28/02/2023 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 10/12/2025 YAZILDIĞI TARİH: 11/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/203 Esas 2024/445 Karar sayılı kararı davacılar vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın malik olduğu ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından sigortalandığını, bu aracın davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeyken ... tarihinde ... Caddesi'ni takiben ... Caddesi istikametinden gelip ... Caddesi istikametine seyir halinde iken ... yaya ışıklarına geldiğinde aracının sağ yan arka kısımları ile istikametine göre sağında park halinde bulunan ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarparak direksiyon hakimiyetini kaybedip sol şeride manevra yaptığı, bu esnada aracının sol yan kısımları ile kendisi ile aynı istikametten sol şeritten gelen ...idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpıp, savrularak sol ön köşe kısımları ile ...güvenlik mobosu ve korkuluklarına çarpması sebebiyle savrulan korkulukların ... plakalı aracın ön cam kısımlarına ve tramvay durağı içerisinde bulunan yayalar; ...ve davacı ...'na isabet etmesi neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ...'ın kurallara aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğunu, müvekkili ...'nun dava konusu kaza nedeniyle sağ kolu köprücük kemiğinde kırık oluştuğunu, şimdilik davacı ... için 500.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL ve davacı ... için 50.000,00-TLolmak üzere toplam 600.000,00-TL manevi tazminat ve geçici iş göremezlik zararı için 500,00-TL ve kalıcı iş göremezlik zararı için 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 17/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ödemekle mesul olduğu miktar poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkiline %100 oranında kusur atfedilmişse de kusura itiraz ettiklerini, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, açılan davada yetkili sağlık kurum ve kuruluşları tarafından yapılan herhangi bir tespit olmaksızın maluliyet çıktığı veya müvekkilinin ceza yargılaması sonucu hüküm giymişçesine tazminat talebinde bulunulduğunu, talep konusunun sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılmaya çalışıldığını, davacıların taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının olduğunu, davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerekirken Kayseri'de açıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde davacılar için ayrı ayrı 200,00-TL tutarında maddi tazminat talep ettiğini, ancak maddi tazminatın içeriğini (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri vb.) HMK'nun 119. maddesi gereği açık bir şekilde belirtmediğini, somut olayda davacının, huzurdaki davadan önce ve sonra Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca geçerli bir başvuruda bulunmadığını, kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacıların talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla her halükarda tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davacıların taleplerinin reddi gerektiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine karar verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitine, davacılar tarafından Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, müvekkil şirkete eksik evrak ile başvuruda bulunularak; doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle HMK'nun 115. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, taraflar arasında maluliyet oranı hususunda da uyuşmazlık bulunduğundan davacıların maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına Adli Tıp Kurumu marifetiyle inceleme yaptırılmasına, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davacı ...'nun maddi tazminat davasının REDDİNE, Davacıların, davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, davacıların davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE, Davacıların davalı ... A.Ş. hakkındaki manevi tazminat isteminin REDDİNE, karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Trafik bilirkişisi ile Adli Tıp kurumundan gelen raporlar doğrultusunda Aktüerya bilirkişisinden yeniden rapor alınması ve maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54.maddesi gereği cismani zarardan doğan sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatından oluşan maddi tazminat ve aynı kanunun 56.maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir. Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2024 tarih, 2023/203 Esas, 2024/445 Karar sayılı kararı ile davacı ...'nun maddi tazminat taleplerinin reddine, tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilinin istinafı üzerine dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gelmiş olduğu görülmüştür. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Trafik kazası nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması ancak, kişide meydana gelen maluliyetin trafik kazası neticesinde, illiyet bağı kurulmak suretiyle gerçekleşmiş olduğunun, Yargıtay uygulamalarına göre, " Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi, söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak " hazırlanan maluliyet raporu dikkate alınarak yapılabilecektir. Somut olayda, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenmiş, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında rakamsal olarak ifade edilebilen bir maluliyet ya da engel oranı tespit edilmesinin mümkün olamadığından "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" uygulanmak suretiyle hazırlanmış olan ... tarihli raporlarda, trafik kazası neticesinde davacı ...'nda sürekli maluliyet oluşmadığının rapor edildiği, davacıda trafik kazası nedeniyle sürekli maluliyet oluştuğuna ilişkin herhangi bir delilin de ortaya konuladığı, bu sebeple aktüerya bilirkişisinden davacının sürekli işgöremezlik tazminatlarının hesaplanması için rapor alınmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin davacı ...'nun sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanmamasının hatalı olduğu yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre, geçici işgöremezlik tazminatı belirlenirken kişinin gelir elde eder ya da edebilecek olması gerekir. Yani fiilen çalışan, ya da çalışarak gelir elde edebilecek olması gerekir. Bu kapsamda, kişiler 18 yaşını doldurması, yani reşit olması ile gelir elde edebileceği kabul edilmiştir. 18 yaşından küçükler için bir gelir elde etmediği için geçici işgöremezlik tazminatı alamazlar. Ancak 16 yaş ve sonrası için fiilen herhangi bir yerde çırak olarak çalıştığı ispatlanması durumunda geçici işgöremediği süre içinde çıraklık ücretinden yoksun kalmış ise geçici işgöremezlik tazminatı alabilecektir. Somut olayda, kazanın meydana gelmiş olduğu ... tarihinde davacı ...'nun 18 yaşından küçük olup, 18 yaşını doldurmayıp, gelir elde edebilir yaşta olmadığından, ilk derece mahkemesince davacı ...'nun geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, duyulan acı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminatın uygun olduğu kanaatine varılmış olup, davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) 1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine, 6-) Kararın kesin olmaması nedeni ile tebliğ işlemlerinin dairemizce yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/12/2025