11. Hukuk Dairesi 2012/15164 E. , 2012/20639 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/06/2010 gün ve 2010/321-2010/425 sayılı kararı onayan Daire’nin 08/05/2012 gün ve 2010/14559-2012/7330 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine…
**11. Hukuk Dairesi 2012/15164 E. , 2012/20639 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/06/2010 gün ve 2010/321-2010/425 sayılı kararı onayan Daire’nin 08/05/2012 gün ve 2010/14559-2012/7330 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 03.05.2004 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırımına ilişkin olarak alınan kararlar ile müvekkilinin şirkette sahip olduğu hisse oranının azaltıldığını, şirketin hakim hissedarlarının kendi çıkarlarına hareketle sermaye artırımı kararı aldıklarını, zira davalı şirketin mali durumunun sermaye artışını gerekli kılmadığını, ayrıca sermaye artırımı kararı alınabilmesi için anasözleşmede öngörülen toplantı ve karar nisabının sağlanmadığını, mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın da geçersiz olduğunu, şirket hissedarı olmayan ...'nin yönetim kurulu üyeliğine seçilme kararının da usulsüz bulunduğunu ileri sürerek, 03.05.2004 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların butlanının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan kararların butlanını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, bu durumda davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı şirketin 15.10.1974 tarihinde yayınlanan anasözleşmesinde umumi heyet toplantıları ve bu toplantılardaki nisabın TTK hükümlerine tabi olduğunun düzenlendiği, iptali istenen genel kurulun ortakların %62'sinin katılımı ile toplandığı, oysa anasözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan TTK'nun 388. maddesi uyarınca genel kurul toplantısında şirket sermayesinin en az ¾'üne sahip pay sahiplerinin bulunmasının şart olduğu, toplantı nisabı sağlanmadan alınan kararların butlanla sakat bulundukları ve 3 aylık süreye bağlı olmaksızın dava açılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2012 günlü ilamıyla davacı vekili tarafından gerekli yasal işlemler yapılmaksızın verilen temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyetinin bulunmadığı belirtilerek, davacı tarafın temyiz istemi reddedilmiş; davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan inceleme sonucu ise davalı tarafın tüm temyiz itirazları reddedilerek, karar onanmıştır. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile dosya içerisindeki bilgilere, genel kurul tutanaklarına ve davaya konu genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin karar sonrasında davalı şirket yönetimi tarafından düzenlenen sermaye artırımına iştirak eden pay sahipleri listesinde davacının artırım öncesi pay miktarı ile artırım sonrası pay miktarının gösterilmiş olmasına göre de davacının davalı şirkette gerek davaya konu genel kurul öncesinde gerekse genel kurul sonrasında nama yazılı pay sahibi olduğu açıkça anlaşıldığından davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.