8. Hukuk Dairesi 2013/8730 E. , 2014/7975 K. "" MAHKEMESİ : Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/07/2009 NUMARASI : 2008/17-2009/422 Hazine ile H.. K.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.07.2009 gün ve 17/422 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, bir kısı…
**8. Hukuk Dairesi 2013/8730 E. , 2014/7975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/07/2009 NUMARASI : 2008/17-2009/422 Hazine ile H.. K.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.07.2009 gün ve 17/422 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, bir kısım davalı ile birleşen dosya davalıları miras bırakanı adına tapuya kayıtlı bulunan parsel sayılı taşınmazın Akşehir Gölü kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını bildirerek, tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı H.. K.., nizalı taşınmazın tarım arazisi olduğunu, hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen dosya davalıları-F.. K.. mirasçıları dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligata rağmen yargılama oturumlarına katılmamıştır. Mahkemece, dava tarihinden önce ölen kayıt maliki F.. K..’ya ilişkin davanın husumet yokluğundan, diğer davalılara ilişkin davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu parselin kayıt maliklerinden F.. K..’nın dava tarihinden önce 24.03.1982 de öldüğü belirlendiğine göre adı geçene ilişkin davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamıştır. Davacı temsilcisinin davalı H.. K.. ve birleşen dosya davalılarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; hemen belirtilmelidir ki, hüküm 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer Kamu Tüzel Kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesinde ise; "Bu Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazine'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır.