4. Hukuk Dairesi 2010/112 E. , 2010/11593 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine 13/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından…
**4. Hukuk Dairesi 2010/112 E. , 2010/11593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine 13/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının temyiz itirazına gelince; dava, davalı tarafından yapılan kanalizasyon çalışmaları nedeni ile davacının evini atık su basmasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, maddi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; manevi tazminat istemi ise reddedilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Kişilik hakları arasında bulunan sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri ve birlikte yaşadığı çevresini de içine alır. Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, kişinin yaşadığı çevre içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğü kabul edilmelidir. Dava konusu olayda, evini atık su basmış olan davacının, hoş olmayan kokuya katlanmak zorunda kalması, onun sosyal ve duygusal kişilik değerlerine saldırı oluşturur. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2 ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; davalının temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.