2. Ceza Dairesi 2016/19324 E. , 2016/16617 K. Hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143, 168 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/07/2014 tarihli ve 2014/336 esas, 2014/471 sayılı kararının, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının dava dışı sanık Arif Kılıç hakkında…
**2. Ceza Dairesi 2016/19324 E. , 2016/16617 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143, 168 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/07/2014 tarihli ve 2014/336 esas, 2014/471 sayılı kararının, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının dava dışı sanık Arif Kılıç hakkındaki aynı Mahkemenin 2008/173 esas sayılı dosyasındaki hükmün açıklanmasına ilişkin olduğu, hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan bahisle Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15/03/2016 tarihli 2016/2321-4630 sayılı ilâmı ile sanık hakkında kısa kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği cihetle, kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu, itirazın merciince değerlendirilmesi için dosyanın iadesine karar verilmesini müteakip, itiraza konu gerekçeli kararın hüküm fıkrasının başka bir dosyaya ilişkin olduğu, kararda da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediği, 5271 sayılı Kanun’un 308.maddesi uyarınca aykırılığın giderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğine dair mercii Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/04/2016 tarihli ve 2016/294 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/10/2016 gün ve 105-23-7976-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2016 gün ve 2016/380358 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/10/1987 tarihli 1987/8-361-458 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık bulunduğu takdirde, kısa karara itibar edileceği, Mahkemece kısa karar ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, gerekçeli kararın gerekçe bölümünün de kısa karar ile uyumlu olduğu cihetle, itiraz mercii Elazığ Ağır Ceza Mahkemesince itirazın esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.09.1987 gün ve 1987/4-268 E., 376 K. ve 12.10.1987 gün ve 1987/8-361 E., 458 K. sayılı kararlarında da, tefhim edilen kısa kararla (hüküm fıkrası) gerekçeli karar arasında farklılık bulunduğu takdirde hükmün esasını teşkil eden kısa karara itibar olunacağı belirtilmiş, yine Yargıtay Ceza Dairelerinin birçok kararında da, kısa karara uygun olmayan gerekçeli kararın hukuki geçerliliğinden bahsedilemeyeceği vurgulanmıştır. Somut olayda; mahkemece hükmün esasını teşkil eden kısa karar ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 3 ay 26 gün hapis cezası ile mahkûmiyete ve CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve gerekçeli kararın gerekçe bölümünün de kısa karar ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, itiraz merciince itirazın kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde “CMK'nın 308/1. maddesi gereğince dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ELAZIĞ) 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 08.04.2016 gün ve 2016/294 sayılı D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 07.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.