(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9451 E. , 2008/10476 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9451 E. , 2008/10476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 428 parselde davacılar adına kayıtlı tapuda “... Hatun Vakfı” şerhinin terkini istemi ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi gözetilmeden kayıtlardaki vakıf şerhi tek taraflı işlemle konulduğundan dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir. 428 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitinin hükmen 02.05.1967 tarihinde kesinleştiği, kaydına vakıf şerhinin işlenmediği, “... Hatun Vakfı” şerhinin 06.05.2002 tarihinde 428 parsel sayılı taşınmaz kaydına yazıldığı anlaşılmaktadır. 5737 Sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5.maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolayısı ile 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı yoktur. Az önce sözü edilen ve 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 Sayılı ... Kanununun 18.maddesi hükmünce; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, Mukataalı vakıf: zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığının çözümü için, kayda işlenen “Sultan ... Vakfı”nın mukataalı veya icareteynli vakıf olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir. Ancak; 428 parselin kaydına taşınmazın olan tapulama tespiti sırasında tutanağına vakıf şerhinin işlenmediği, bu şerhin 428 sayılı parsel kaydına 06.05.2002 tarihinde işlendiği ve işlemin mahkeme hükmüne değil idarenin tek taraflı istemesi, bu isteğin yetkili Tapu Sicil Müdürlüğünce kabul edilmesi üzerine idari işlemle konulmuş bulunduğu görülmektedir. Kısaca söylemek gerekirse 428 sayılı parsel kaydındaki düzeltme, ilgililerin rızaları dışında Mahkeme hükmü olmaksızın yapılmıştır. Kayda işlenen şerh Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesindeki yönteme uygun düşmediğinden, şerhin açıklanan olgu gözetilmek suretiyle kaldırılmasında yasaya aykırılık yoktur. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı idarenin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 5737 sayılı ... Kanununun 77. maddesi uyarınca ... Genel Müdürlüğü her türlü harçtan muaf olduğundan yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.