10. Hukuk Dairesi 2019/5327 E. , 2020/3800 K. "İçtihat Metni" Bölge Adliye Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi No : 2019/974-2019/1456 İlk Derece Mahkemesi : Kocaeli 1. İş Mahkemesi No : 2018/299-2019/41 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı işveren ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34
**10. Hukuk Dairesi 2019/5327 E. , 2020/3800 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi No : 2019/974-2019/1456 İlk Derece Mahkemesi : Kocaeli 1. İş Mahkemesi No : 2018/299-2019/41 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı işveren ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davalı işveren ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer’i müdahil Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili; müvekkilinin ... Halıcılık A.Ş.'ye ait 24971.41 sicil sayılı işyerinde 03.03.1989 ile 14.12.1991 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak ayda 30 gün üzerinden kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.müvekkilinin sigortalılığının başlangıcının 01/04/1991 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı ... vekili; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının çalışmalarının geçtiği dönemde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa'nın 3/II-D maddesi gereğince el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kollarının uygulanacağının düzenlendiğini, uzun vadeli sigorta kolları kapsamında olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile davacı ...'in 03.03.1989 - 14.12.1991 tarihleri arasında davalı ...Ş.'ye ait işyerinde sürekli ayda 30 gün üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre bakımından reddi gerektiğini, davanın sadece tanık beyanları ile kanıtlanmasının mümkün olmadığını, çalışmayı doğrulayan belge bulunmadığını, el halıcılığı dokuma işinde çalışanların uzun vadeli sigorta kolları kapsamında olmadığını, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. davalı ... vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, el halıcılığı dokuma işinin herhangi bir ayrım yapılmaksızın uzun vadeli sigorta kolları kapsamında tespitinin mümkün olmadığını, hizmet akdi unsurlarının bulunmadığını, sürekli çalışmanın ispatlanamadığını ve davacının çalışmalarının kesintili olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. B-BAM KARARI İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı işveren ile fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunu 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Davacı, 03.03.1989 - 14.12.1991 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde , halı dokuma işinde çalıştığını belirterek bu süreler arasında hizmetinin tespitini istemiştir. Davacı için, davalı işyerinden düzenlenen 03.03.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin süresinde Kurum’a verilip; 1989/1-1991/3 arası dönem bordrolarında çalıştığı bildirilmiş ise de; bu çalışmalar hizmet cetveline işlenmediği gibi, davacının çalışmalarının, kısa vadeli sigorta kollarından Kuruma bildirildiği anlaşılmıştır. Ayrıca,davacı tanıkları tezgahta ipek halı dokudukları ve sıra başına kendilerinin ve davacının, sıra başına ücret aldıklarını da beyan etmişlerdir. Mülga 506 sayılı Yasa'nın 3/II-D maddesinde, (Ek alt bent: 20/06/1987 - 3395/1 md.) “ El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85'inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” hükmü yer alırken, söz konusu maddede yer alan el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında kısa vadeli sigorta kollarının uygulanacağına ilişkin düzenleme, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 57. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu düzenlemelere göre 20/06/1987 -06/08/2003 tarihleri arasında el halıcılığı dokuma işi sigortalılık kapsamında sayılmadığı için davalı işverenin yaptığı işlem ve davalı Kurum işlemi yerinde olup davacının kısa vadeli sigortalı olarak gösterilmesi yerindedir. Bu sebeple davacının sigortalılığını talep ettiği tarih itibariyle uzun vadeli sigorta kollarından sigorta başlangıcı yönünde tespitte bulunulamayacağından mahkemenin kararı isabetsizdir. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, fer’i müdahil Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/1 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.