(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/669 E. , 2013/29257 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin ve fazla çalışma alacakların…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/669 E. , 2013/29257 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin ve fazla çalışma alacaklarını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı Bakanlık, ihale makamı olduklarını ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen dava davalısı Şirket, davaya cevap vermemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı ... temyiz etmiştir. Gerekçe: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu olduğu aynı yasanın 3. fıkrasında açıklanmış ve devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi hükmüne göre 1475 sayılı yasanın 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından işyeri devirlerinde belirtilen hüküm uygulanmalıdır. Anılan hükme göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Somut olayda, davacı 31.12.2009 tarihinde davalı ... Bakanlığına bağlı hastanedeki işinden çıkartıldığını iddia etmesine rağmen, sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinde 09.01.2010 tarihinde T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ... ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü ünvanlı ve işyeri adresi ... Devlet Hastanesi olarak bildirilen bir işyerine giriş kaydı yer aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece sözkonusu işyeri sahibi işverenin davalı ... Bakanlığından ihale ile iş alıp almadığı, davacının bu kapsamda aynı işyerinde kesintisiz olarak aynı iişte çalışmaya devam ... etmediği hususları araştırılarak tespit edilmeli, işyeri devri olduğunun belirlenmesi halinde feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin taleplerinin reddine, aksi halde şimdiki gibi kabulüne karar verilmelidir. Bu yön gözetilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yapıldığını ispat külfeti işçiye aittir. Somut olayda, davacı çalışma dönemi boyunca fazla mesai yapmasına rağmen ücretinin ödenmediğini belirterek fazla çalışma alacağını talep etmiştir. Davacı fazla çalışma iddiası ile ilgili olarak tek tanık dinletmiş olup bu tanık davalı ile husumetlidir ve çalışma saatlerinin haftanın altı günü 06:00-19:00/20:00 arasında olduğunu beyan etmiştir. Başka delillerle desteklenmeden mahkemeden verilecek karardan menfaat temin edecek olan tek bir husumetli tanık beyanına göre fazla çalışma alacağının yeterli ve inandırıcı delillerle ispatlandığının kabulü mümkün değildir. Bu husus gözönünde bulundurularak davacının fazla çalışma alacağının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.