3. Hukuk Dairesi 2016/17696 E. , 2017/8988 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ve ihbar olunan vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı şirketin, düzenlediği fatural…
**3. Hukuk Dairesi 2016/17696 E. , 2017/8988 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ve ihbar olunan vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı şirketin, düzenlediği faturalar ile müvekkilinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelleri adı altında fazladan ücret tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 31.418,19 TL bedelin işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 25/12/2015 tarihli dilekçesi ile de talebini 1.260.417,22 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davanın öncelikle husumet nedeniyle reddi gerektiğini, tacir olan davacı şirketin, süresi içinde itiraz etmediği faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağını, ayrıca kayıp-kaçak bedelinin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davalı şirketin, kayıp-kaçak bedelini elektrik abonesi olan davacıdan tahsil etmesinin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ve ihbar olunan vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-) İhbar olunan Ayedaş vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; HMK’nın 61-64.maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. Ancak, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. Olayda ihbar olunan Ayedaş aleyhine verilmiş bir hüküm bulunmadığından, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle temyiz isteminin reddi gerekir. ./.. 2-)Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedeli istirdatı istemine ilişkindir.