14. Ceza Dairesi 2016/2869 E. , 2020/1644 K. "" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma son…
**14. Ceza Dairesi 2016/2869 E. , 2020/1644 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdurenin doğum tarihini 1995 yılı olarak bildiği ve mağdurenin kendisine o yıl doğduğunu söylediğine dair savunması ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken eksik ve dosya içeriğiyle uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi, Kabule göre de; Kayden 19.02.1996 doğumlu mağdurenin aşamalarda ilk kez 2010 yılı Aralık ayında cinsel ilişkiye girdiklerini bildirip, daha sonra tarih belirtmeden 2011 yılı içerisinde de beş - altı kez ilişki yaşadıklarını ve şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve suça sürüklenen çocuğun savunmalarından da ilk ilişkiden sonraki diğer ilişkilerin mağdurenin on beş yaşını doldurmasından önce mi yoksa sonra mı olduğunun anlaşılamaması karşısında, bu hususta oluşan tereddütün lehe değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 103/2. maddesi ile belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin aynı Kanunun 43. maddesi ile artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini, Cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hal olmaksızın mağdureye cinsel istismarda bulunan suça sürüklenen çocuğun, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği, TCK'nın 23. maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve cinsel istismar eyleminin zora dayalı olmayan şekilde gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı, meydana gelen bu zararın TCK'nın 61. maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşmada dikkate alınabileceği gözetilmeden yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,