T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2252 - 2025/2374 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2252 KARAR NO : 2025/2374 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2023/237 E. - 2023/442 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2252 - 2025/2374 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2252 KARAR NO : 2025/2374 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2023/237 E. - 2023/442 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2023 tarih ve 2023/237 E. - 2023/442 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2022/161869 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun, ... SİGORTA A. Ş.’ye ait 2021/184076 sayılı "..." ibareli markası ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle dava konusu YİDK kararı ile SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddine karar verildiğini, davalı şirketin, haklı bir sebep olmaksızın “...” markasını tescilden itibaren hiçbir şekilde kullanmaması nedeni ile iş bu marka gerekçe gösterilerek başvurularının reddinin kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin de içinde bulunduğu şirketler grubu ve ... yatırım bankası tarafından dava konusu ve “...” ibaresi içeren başkaca birçok marka ve ticaret unvanının ciddi şekilde kullanıldığını, “....com.tr" internet alan adının da şirketlerine ait olduğunu, müvekkiline ait 2022/161869 sayılı marka başvurusu ile redde mesnet alınan marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, davalı şirketin tescile engel olmak maksadıyla kullanmadığı halde marka tescilleri yapmakla kötüniyetle hareket ettiğini, davalı şirketin redde mesnet markasının hükümsüzlüğü istemi ile açtıkları İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/292 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele sayılmasını istediklerini ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2023-M-2920 sayılı kararın iptaline, 2022/161869 numaralı ve “... ...” ibareli marka başvurusunun marka siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuru markası ile redde gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel, anlamsal yönden ve bütünüyle bıraktıkları izlenimin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, SMK 5/1-ç maddesi gereği verilmiş olan ret kararının tamamen hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin eldeki dava bakımından taraf sıfatının bulunmadığını, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik söz konusu olduğunu, taraf markalarının aynı mal/hizmet sınıfında yer aldığını, davalı müvekkili şirket tarafından dava konusu markaların engelleme amacıyla tescil edilmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşmiş uygulamasına göre (HGK. 19.11.2003 T, E. 2003/11-578, K. 2003/703) YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesinin gerektiği (Y11HD, 21.01.2010 T, 2008/4266 E 2010/586 K), eldeki talep de salt YİDK kararının iptali istemini barındırdığından YİDK karar tarihi olan 14.03.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapıldığı, bu nedenle İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/292 Esas sayılı dosyasında karşı dava olarak görülen ve iş bu davada redde mesnet gösterilen markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından, söz konusu yargılamanın sonucunun bekletici mesele yapılmadığı, zira iş bu davaya konu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet markanın geçerliliğini sürdürdüğü, iptali istenen YİDK kararının tesisinde davalı şirketin dahli bulunmadığından, bu kararın iptali istemine yönelik davada davalı şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca işlem yapıldığından, davacı yanın, davalı şirketin kötü niyetli olduğu ve tescil ettirdiği markalarını kullanmadığı iddialarının mutlak tescil engelini bertaraf etme kabiliyetinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan 9, 35 ve 36.sınıfta yer alan mal ve hizmetler ile redde mesnet 2021/184076 sayılı markanın kapsamında yer alan 9, 35 ve 36.sınıftaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet marka global olarak karşılaştırıldığında "... ..." ibaresinin müşterek bulunmasından kaynaklı, aralarında yüksek düzeyde benzerlik bulunsa da, karşılaştırılan markalar tıpa tıp aynı olmadığı, dava konusu marka başvurusu salt kelime markası iken, redde mesnet markanın kelime unsurlarının yanı sıra şekil unsurundan da oluştuğu, markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." ibaresinin davaya konu mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük, zayıf karakterli tek harfli bir işaret olduğu ve "..." sözcüğünün davaya konu bir kısım hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı da düşünüldüğünde, redde mesnet markalarda yer alan "şekil" unsurunun, markaları genel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığı, kelime unsurundan kaynaklı benzerliğin ilgili tüketiciler nezdinde bağlantı kurma ihtimali dahil karıştırılma tehlikesine yol açabileceği düşünülse bile, bu hususun SMK m.6/1 hükmü bağlamında ancak nispi tescil engeli oluşturabileceği, ilk bakışta ve hemen markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadıkları, markalar arasında bulunan farklılıkların, marka başvurusunun yayıma çıkartılmasını zaruri kıldığı, davalı ...'ce SMK m.5/1-ç bendi dayanak gösterilerek yapılan değerlendirmenin belirtilen gerekçelerle hatalı olduğu gerekçesiyle, davacının, davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'ne yönelttiği davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının, davalı ...'e yönelttiği davanın kabulü ile; 2023-M-2920 sayılı YİDK kararının iptal edilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece, SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca verilen başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali davasında SMK'nın 6/1.maddesi çerçevesinde inceleme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde, yalnız davalı şirket tarafından ileri sürülebilecek olan SMK'nın 6/1.maddesine dayalı değerlendirmelerin gerekçeli kararda yer almasının gerekçeyi kendi içinde çelişkili hale getirdiğini, taraf markaları arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olma durumunun gerçekleşmediğini, redde mesnet marka davalı şirkete ait olduğundan pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markası ile redde mesnet markanın asli unsurunun aynı şekilde "..." ibaresinden oluştuğunu, kapsamlarında da aynı/aynı tür mal ve hizmetlerin bulunduğunu, markaların SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olması nedeniyle YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, başvurunun SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1-ç maddesi uyarınca mutlak sebeple reddi için markalara konu işaretlerin ya tamamen aynı ya da ilk bakışta ayırt edilemeyecek ölçüde yüksek benzerliğe sahip olmasının gerektiği, somut olayda davacının başvuru konusu ettiği "..." ibareli marka ile davalı Kurumun redde mesnet kabul ettiği "...+Şekil+..." ibareli marka arasında, SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında, başka bir araştırma yapılmasını gereksiz kılacak ölçüde güçlü ve açık bir benzerlik bulunmadığı, zira başvurunun standart yazı karakteri ile oluşturulmuş kelime markası olduğu, redde mesnet markanın ise "...+Şekil+..." ibaresinden oluştuğu, mesnet markaların yazım stili farklı olduğu gibi "..." ve "..." ibarelerinin arasında bir figüre yer verildiği, markaların farklı yazım karakterleri ile redde mesnet markada yer alan "şekil" unsurunun, markaları genel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığı, diğer yandan mahkemece SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmenin SMK'nın 5/1-ç maddesindeki hususu nitelemek için yapıldığı ve kesin bir değerlendirme içermediği, bu nedenle mahkemenin talepten fazlasına karar verdiği veya gerekçeli karar içerisinde bir çelişki yarattığı yönündeki davacı iddiaların yerinde bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun, resen yapılan inceleme sonucunda davalı Kurum tarafından mutlak ret nedenine dayanılarak reddedilmiş olması nedeni ile davalı Şirket yönünden mahkemece davanın reddine yönelik hüküm kurulmasında da bir isabetsizlik olmadığı, diğer yandan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında mahkemelere, tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetkinin bulunmadığı, tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğu, tescil isteminin ayrı bir dava olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.