Başvuru, Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun bir siyasi partinin genel merkezine göndermek istediği mektuplara el konulması nedeniyle haberleşme ve ifade hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun bir siyasi partinin genel merkezine göndermek istediği mektuplara el konulması nedeniyle haberleşme ve ifade hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/11/2013 tarihinde Bolu Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvurucunun aynı konuya ilişkin 2013/9710 numaralı bireysel başvurusunun mevcut başvuru ile birleştirilmesine, incelemenin 2013/9709 numaralı dosya üzerinden yürütülmesine 20/2/2014 tarihinde karar verilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 5/8/2015 tarihinde, başvurunun adli yardım talebinin kabul edilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 5/8/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 22/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 20/1/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 1/2/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 2/2/2016 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Hâlihazırda Erzurum T tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezine 23/8/2013 ve 27/8/2013 tarihlerinde göndermek istediği normal mektup ve faks niteliğindeki yazılar, Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının kararlarıyla sakıncalı olduğu değerlendirilerek gönderilmemiştir. Başvurucu yazmış olduğu mektupların engellenmesi nedeniyle Bolu İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) ve Bolu Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kanun yollarına başvurmuştur. Başvurucu her iki mektuba ilişkin yapmış olduğu müracaatlardan bir sonuç alamamıştır. Başvurucunun göndermek istediği ilk mektup Disiplin Kurulu Başkanlığının 26/8/2013 tarihli ve 2013/123 sayılı kararına konu olmuştur. Başvurucunun yanında ayrıca, aynı cezaevinde bulunan 10 kişinin; milletvekillerine, insan hakları derneği gibi kişi ve kuruluşlara göndermek istediği mektuplar hakkında da alıkoyma kararı verilmiştir. Alıkoyma gerekçesi yazı tipi ile beraber şu şekildedir:"Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 68/3 maddesinde '...' ibaresi yer aldığından,Mektuplar ve faksların içeriğinde 'Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan yanlış ifadeler içermesi nedeniyle' alıkonulmasına karar verilmiştir." Başvurucunun yine 27/8/2013 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisine göndermek istediği faks ise (ikinci mektup) Disiplin Kurulu Başkanlığının 29/8/2013 tarihli ve 2013/127 sayılı kararıyla alıkonulmuştur. Başvurucunun yanında bu sefer, aynı cezaevinde bulunan 2 kişinin faks niteliğindeki mektubu da değerlendirilmiştir. Alıkoyma gerekçesi ise yukarıdaki paragrafta belirtilen ile aynıdır. Başvurucu, her iki karara karşı değişik tarihlerde ve süresi içerisinde şikâyette bulunmuştur. Ceza İnfaz Kurumu tarafından söz konusu dilekçeler sırasıyla 28/8/2013 ve 2/9/2013 tarihinde İnfaz Hakimliğine yollanmıştır. İnfaz Hâkimliği 23/9/2013 tarihinde her iki mektuba ilişkin talepleri reddetmiştir. Hâkimliğin her iki mektuba ilişkin reddetme gerekçeleri aynıdır. Normal mektup niteliğindeki yazıya ilişkin 23/9/2013 tarihli ve E.2013/1658, K.2013/1700 sayılı kararın gerekçesi şöyledir:"İtiraza konu mektubun incelenmesinde, dosya kapsamıda hep birlikte değerlendirildiğinde Ceza İnfaz Kurumu Kararı usul ve yasaya uygun olduğundan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir." Faks niteliğindeki ikinci mektuba ilişkin şikâyet de 23/9/2013 tarihli ve E.2013/1661, K.2013/1705 sayılı kararla reddedilmiştir. İnfaz Hâkimliğinin kararlarına karşı yapılan itirazlar Bolu Ağır Ceza Mahkemesince 23/10/2013 tarihinde karara bağlanmıştır. Mahkeme, her iki karara karşı yapılan itirazı İnfaz Hâkimliğinin anılan kararlarına atıf yaparak 2013/1143 ve 2013/1153 Değişik İş sayılı kararlar ile reddetmiştir. Başvurucu 12/11/2013 tarihinde Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin her iki kararına karşı ayrı ayrı bireysel başvuruda bulunmuştur. Söz konusu başvuruların konu itibarıyla aynı olması nedeniyle 2013/9709 dosya üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi Bölümler Başraportörlüğü 1/2/2016 tarihinde alıkonulan mektupların örneğini ilgili kurumdan talep etmiştir. Bireysel başvuru dosyasına gelen yazıların incelenmesi neticesinde başvurucunun göndermek istediği normal mektup ve faksta adres olarak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin adresinin gösterildiği anlaşılmıştır. Söz konusu mektuplardan başvurucunun göndermek istediği ilk mektup şöyledir: "2013 CHP Genel Merkezi Sayın Veli Ağbaba Öncelikle selamlarımızı iletiyor, şahsınızda mensubu olduğunuz CHP'ye demokratik siyasal çalışmalarında başarı dileklerimizi sunuyoruz. CHP'nin cezaevlerini izleme komisyonu olarak yürüttüğünüz duyarlı çalışmalarınızı takip ediyoruz. Duyarlılığınızı daha fazla yoğunlaştırdığınız bu dönemde, ne yazık ki cezaevlerindeki hak ihlalleri ve doğrudan işkence uygulamaları daha bir arttı. Hiç kuşku yok ki, işkence ve hak gaspları karşısında daha yoğun bir duyarlılık sergileyeceğinize inanıyoruz. Genel olarak cezaevlerinde yaşatılan kötü muamalelere zaten vakıf olduğunuzu bildiğimizden somut bir işkence olayını sizinle ve sizin şahsınızda partinizle ve de cezaevlerini izleme komisyonuyla paylaşacağız. Bolu F Tipi cezaevinin işkence, kötü muameyle sicili oldukça kabarıktır. En son işkence olayı, 19 Ağustos 2013 tarihinde gerçekleşti. Bolu T tipi kapalı cezaevinden Bolu F Tipi kapalı cezaevine zorla yani sürgünle getirilen 10 arkadaşımız (siyasi-PKK davası) cezaevine girişte açık, feci kaba işkenceye maruz kalmışlardır. Üstelik bu arkadaşlarımızdan bir olan Ş.E. Arkadaşımız hasta-ameliyatlı olduğu halde işkenceden geçirilmiş, dikişleri atılmış, hastalığı yeniden nüksetmiş, kanamaları sonradan tıbbi müdahaleyle geçici olarak durdurulabilmiştir. Diğer arkadaşlarımız da aynı kaba işkenceden geçirilmişlerdir. Arkadaşlarımızın işkence-darp raporları mevcuttur. Bolu F tipi kapalı cezaevinde gerçekleşen ve insanlık onurunu ayaklar altına alan bu işkence olaylarına karşı yapılan bütün suç duyurularının akıbeti işkenceci gardiyanların savunulması ve haliyle yeni işkence uygulamalarını teşvik şeklinde sonuçlanarak ödüllendirme olmuştur. Hukuki hiçbir girişim bugüne kadar tutsaklar lehine sonuçlanmamıştır. Dışarıda nasıl ki cinayet işleyen polisler hukuk şemsiyesi altına alınarak korunuyorsa, aynı biçimde işkenceci gardiyanlar da cezaevlerinde koruma altına alınarak savunmasız tutsaklara saldırtılmaktadırlar. Hukuk cezaevlerinde tümüyle askıya alınmış, işkence rutin uygulama haline gelmiştir.Tesadüf şu ki, tam da CHP cezaevlerini izleme komisyonu olarak hazırladığınız ve çıplak arama işkencelerine dikkat çekerek kamuoyuna sunduğunuz bir zamanda Bolu F tipi kapalı cezaevinde çıplak arama ve tabi insan onurunu zedeleyen aynı uygulamalar gündeme geliyor. Bu da göstermektedir ki cezaevindeki işkence uygulamaları lokal olarak sadece bir cezaevinin sorunu değil, bizzat iktidarın-hükümetin bir uygulamasıdır. Elbette işkence uygulamalarında Bolu F tipi cezaevinin ayrı bir yeri olduğunu da belirtmek gerekiyor.Sizden açık talebimiz, bu işkence ve kötü muamale uygulamasını kamuoyuna duyurmanız, başta Adalet Bakanlığı ve TBMM İ.Hakları Komisyonu olmak üzere ilgili makam ve çevrelerle paylaşarak duyarlılık yaratmanız ve dahası bizzat gelerek cezaevinde incelemede bulunmanızdır.Bir milletvekili ve mensubu olduğunuz CHP olarak gerekli insani, etik ve siyasi-hukuki duyarlılığı göstermenizi bekliyor ve yaşanan bu işkence uygulamasını sizlerle paylaşıyoruz.Cezaevinde yaşanan hak ihlallerine karşı göstermiş olduğunuz duyarlılığınızı bir kere daha göstereceğiniz beklentimizle Selamlar Sabri YAKUT" Başvurucunun faks niteliğinde olan diğer mektubu ise şöyledir: "Gönderici Alıcı Sabri YakutCHP Genel Merkezi ... ...Merhaba 2013 Öncelikle selamlarımızı iletiyorum. 2013 tarihinde Parti Genel Merkezine Vekiliniz Veli Ağbaba'ya hitaben yazdığım mektuba Bolu F Tipi Cezaevi İdaresi 26/8/2013 tarih 2013/123 sayılı kararla el koyarak göndermedi. Mektubumuza keyfi olarak el konulmuştur. Tutulduğumuz cezaevinde biz siyasi tutsakların maruz kaldığı ciddi (hayati tehlike arz eden) hak ihlalleri ve uygulamalar söz konusu. Ancak mektubumuzun başına gelen alıkoyma durumu faxımında başına gelmesin diye, bu probleme dair bir şeyler yazamıyorum. Bunun için sizden talebimiz parti olarak gerekli siyasi ve demokratik etik duyarlılık göstererek bizzat cezaevine bir heyet göndererek yerinde inceleme yapmanızdır. Gerekli duyarlılığı göstereceğiniz inancıyla Selam/Saygılar Sabri YAKUT "B. İlgili Hukuk 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun maddesi şöyledir:"(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir." 5275 sayılı Kanun'un maddesine dayanılarak çıkarılan 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (İnfaz Tüzüğü) maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez." İnfaz Tüzüğü'nün maddesi şöyledir:"(1) 91 inci maddeye göre mektup alma ve gönderme hakkı kapsamında hükümlüler tarafından yazılan mektup, faks ve telgraflar, zarfı kapatılmaksızın bu işle görevlendirilen ikinci müdür başkanlığında, idare memuru ve yüksek okul mezunu iki infaz ve koruma memuru tarafından oluşturulan mektup okuma komisyonuna iletilmek üzere güvenlik ve gözetim servisi personeline verilir. Yapılan incelemeden sonra gönderilmesinde sakınca görülmeyen mektuplar üzerine "görüldü" kaşesi vurulur, zarf içerisine konularak kapatılır ve postaneye teslim edilir.(2) Resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilenler hakkında 91 inci maddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.(3) Hükümlülere gönderilen ve açılıp incelendikten sonra verilmesinde sakınca olmadığı anlaşılan mektup, faks ve telgraflar zarfları ile birlikte verilir." İnfaz Tüzüğü'nün maddesi şöyledir:"(1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi hâlinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi hâlinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi hâlinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hâkimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hâkimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hâkimliğine başvurulmuş ise, infaz hâkimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır.(2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet hakkının kullanılmaması veya infaz hâkimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi hâlinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir.(3) Kısmen veya tamamen sakıncalı görülen mektuplar, iç hukuk veya uluslararası hukuk yollarına başvuru yapılması durumunda kullanılmak üzere idarece saklanır."