İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının müvekkili banka adına tescilli “...” ve “...” isimli markalarına ilişkin hak sahipliği iddiasında bulunduğunu, ancak davalının bu iddiasının hukuka aykırı bir saldırıya dönüştüğünü, davalının uzun bir süreden bu yana, farklı e-posta adreslerind…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/792 KARAR NO: 2026/1488 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/10/2025 Ara Karar NUMARASI: 2025/742 Esas DAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K. Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının müvekkili banka adına tescilli “...” ve “...” isimli markalarına ilişkin hak sahipliği iddiasında bulunduğunu, ancak davalının bu iddiasının hukuka aykırı bir saldırıya dönüştüğünü, davalının uzun bir süreden bu yana, farklı e-posta adreslerinden ısrarla müvekkil banka'nın itibarını zedelemek amacıyla aralarında ... Başkanı, ... çalışanları, ... çalışanları, diğer bankaların üst düzey çalışanları da bulunan muhtelif kişi ve kuruluşlara hakaret ve asılsız ithamlar içeren e-postalar ilettiğini, özellikle son dönemde tamamen kasıtlı ve kötü niyetli ve müvekkili banka'nın itibarını sarsmaya yönelik bu eylemlerinin sıklığını arttırdığını, davalının müvekkili bankanın itibar ve saygınlığına zarar veren hukuka aykırı eylemlerinin kişilik haklarına açık bir saldırı mahiyetinde olduğunu, bu sebeplerle, öncelikle davalının yargılama süresi boyunca bu tür haksız eylemleri ile müvekkili bankanın kişilik haklarının ihlalinin devamının önüne geçilmesi adına haksız eylemlerinin engellenmesini teminen söz konusu iddia ve ithamlarını üçüncü kişi ve kurumlara e-posta, sosyal medya mecraları, basın, televizyon, internet veya benzeri yollarla iletmesinin ve paylaşılmasının önlenmesine / davalının bu haksız eylemlerini yapmaktan men edilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalıya tebliğini, davalı tarafından müvekkili banka aleyhinde gerçekleştirdiği gerçek dışı iddia ve ithamlar içeren haksız eylemlerinin hukuka aykırılığının tespitine karar verilmesini, davalının haksız eylemlerine son verilmesini teminen söz konusu iddia ve ithamlarını üçüncü kişi ve kurumlara e-posta, sosyal medya mecraları, basın, televizyon, internet veya benzeri yollarla iletmesinin ve paylaşılma sının önlenmesine karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir.İlk Derece Mahkemesince; "Mevcut dosya delil durumu dikkate alındığında; uyuşmazlık konusu hususların yargılamaya muhtaç halde olduğu, toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucunda değerlendirilebilecek olması sebebiyle ihtiyati tedbir istem koşullarının bu aşamada oluşmadığı kanaatine varılmış, ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tedbir koşullarının oluştuğunu ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Kişilik haklarına saldırı niteliğindeki eylemleri sebebiyle oluşan hukuka aykırılığın tespiti ile haksız eylemlere son verilmesinin sağlanması ve bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde, “(1) Mevcut durumda meydana gelebile -cek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkın da ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Şu durumda, mahkemenin dosya kapsamın uygun gerekçesine ve takdirine; E-posta yoluyla yapılan paylaş -ımların yayımının durdurulması ve yasaklanmasına ilişkin talebin yargılamayı gerektirmesine, deliller toplanmadan ara karar ile nihai hüküm sonucu doğuracak şekilde tedbir kararı verilememesine, ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olmamasına göre; davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir. Dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığın dan davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/...... Esas sayılı .../10/2025 tarihli ara kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 341, 352/1-b. ve 396/2. maddeleri gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/03/2026