Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3696 E. , 2024/1972 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3696 Karar No:2024/1972 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Pazarlama ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3696 E. , 2024/1972 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3696 Karar No:2024/1972 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Pazarlama ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Holding A.Ş.'nin mal varlığının içinin boşaltıldığı, otelin icra yoluyla satılıyor olsa bile satış fiyatının kıymet takdirinin altında kalması hâlinde ihalenin feshi davasının açılmayacağı şeklindeki tasarrufun Kervansaray genel kurulu tarafından alınabileceği ve yönetim kurulu üyelerine yaptırım uygulanması gerektiğine dair başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlem tarihindeki hâliyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde halka açık şirketlerin mal varlığının tümünün veya önemli bir bölümünün kira sözleşmesine konu edilmesinin önemli nitelikte işlemler arasında sayıldığı ve konuya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin Kurul’a verildiği, söz konusu Tebliğ'in 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kiralama işleminin Tebliğ’de belirtilen önemlilik kriterlerini de sağlamış olması koşuluyla önemli nitelikteki işlem olarak kabul edileceğinin düzenlendiği, Tebliğ'in 6. maddesinde üç ayrı önemlilik kriteri belirlendiği, bu kriterlerden herhangi biri çerçevesinde Tebliğ ile belirlenen %50’lik oranın aşılması hâlinde kiralama işlemlerinin önemli nitelikte işlem olarak kabul edilmesi gerektiği, Tebliğ'in 5. maddesinin 2. fıkrasında, önemli nitelikte işlemlerin belirlenmesine ilişkin yapılacak olan değerlendirmelerde, ortaklığın faaliyetleri ve/veya ticari hayatında önemli ölçüde değişiklik meydana getirebilecek iş ve işlemlerin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğinin düzenlendiği, birden fazla işlemin bütüncül olarak değerlendirilmesi için işleme konu mal varlığı unsurlarının ekonomik bütünlük içinde olması, aralarında maddi ve zamansal bir bağlantı ile bunlara bağlı ekonomik bir bütünlük aranması gerektiği; Uyuşmazlığa konu otellerin faaliyetlerini birbirinden bağımsız olarak yürüttüğü, otellerden biri var olmasa dâhi diğerinin faaliyetlerini sorunsuz olarak devam ettirebileceği, aynı gelirin elde edilmesine imkân sağlayacağı, ekonomik olarak bütünlük arz etmedikleri, Kervansaray şirketinin ekonomik bütünlük içinde bulunmayan her bir otel için ayrı kira sözleşmesi yapmasının, ticari hayatın olağan işleyişine uygun olduğu; Her bir kiralama işlemi ayrı ayrı değerlendirildiğinde, Tebliğ’de belirtilen %50'lik oranın aşmadığı, Kurul’un takdir yetkisini hukuka aykırı kullandığına yönelik bilgi veya belgenin bulunmadığı, ilgili mevzuata uygun şekilde kamuya açıklanan finansal tablolara göre yapılan hesaplamaların bağımsız denetim kurulu görevlendirilmesini gerektirmediği, davacının iddia ettiği satış işleminin başvuru tarihi itibarıyla var olmadığı ve icra ve iflas mevzuatına tâbi bir satış işlemi hakkında önemli nitelikte işlem incelemesi yapılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın gerekçesiz olduğu, mevzuatta olmayan hususların varsayım olarak kabul edildiği, kiralama işlemlerinin birbirinden ayrı kabul edilemeyeceği, şirket tarafından mevzuatın dolanılmaya çalışıldığı, bir otelin tek başına toplam gelirin %78,86’sını oluşturduğu, ayrılma hakkının kullanımından alıkonulduğu, işlemlerin birarada ele alınması gerektiği, Tebliğ'in 13. maddesinin 2. fıkrasının göz önüne alınması gerektiği, şirketin işlemlerinin şüphe uyandırdığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, otel kiralama işlemlerinin bir arada değerlendirilemeyeceği, mevzuatta aranan önemlilik kriterinin sağlanmadığı, kendisine tanınan takdir yetkisini kullandığı, takdir yetkisinin açık hata haricinde denetlemeyeceği, otellerin ekonomik ve amaçsal bir bütünlük arz etmediği, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu; Davalı idare yanında müdahil tarafından, iki otelin ekonomik bütünlük arz etmediği, fiziki olarak birbirlerinden ayrı oldukları, tek başlarına önemlilik kriterlerini sağlamadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemizin 02/05/2024 tarih ve E:2023/3617, K:2024/1974 sayılı kararında belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflar ile müdahile, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflar ile müdahile tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.