1. Hukuk Dairesi 2017/2825 E. , 2018/14245 K. "" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi tarafından esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetk…
**1. Hukuk Dairesi 2017/2825 E. , 2018/14245 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi tarafından esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları ...'ın, 9189 ada 1 parseldeki 19 nolu bağımsız bölümünü mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla bedelsiz ve muvazaalı olarak ikinci eşi olan davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapunun iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, bizzat parasını ödeyerek taşınmazı edindiğini, satış tarihinde bankadan parasını çektiğine dair banka dekontları olduğunu, mirasbırakanın ilk eşinden boşanırken bir kısım taşınmazlarını davacılara devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin mal kaçrımak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedilmiştir. Mirasbırakanın 16.06.2013 tarihinde ölüdüğü, geride davalı eşi .... ile ilk eşinden olan davacı çocukları ..., ... ve ...’in mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın maliki olduğu 9189 ada 1 parseldeki 19 nolu bağımsız bölümü 29.04.1999 tarihinde ...’a, ....’ın da 05.08.1999 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.