12. Ceza Dairesi 2023/4982 E. , 2023/3966 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2401 E., 2018/3226 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi u…
**12. Ceza Dairesi 2023/4982 E. , 2023/3966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2401 E., 2018/3226 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 03.05.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Deniz Kuvvetleri Komutanlığında yarbay olarak görev yapmakta olan müvekkilin beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 28.06.2014 - 12.01.2015 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle yurt dışı görevlerinde yer alamamaktan dolayı uğradığı kazanç kaybı, terfi edememekten kaynaklı kazanç kaybı, bu süreçte oğlunun tedavi, yol ve ilaç masrafları, ailesinin cezaevi ziyaretleri için yaptığı masrafların karşılığı olarak 483.000,00 TL maddi tazminat ile haksız tutuklama ve yargılama sebebiyle müvekkilin uğradığı manevi zararın karşılığı olarak 2.500.000,00 TL manevi tazminatın müvekkil hakkında işlem başlatılan 25.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 21.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın yetki ve süre yönünden reddine karar verilmesini talep ederiz. Davacı hakkında kanun dışı bir işlem yapılıp yapılmamıştır. Belgelendirilemeyen maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerekir. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Faiz talebinin yasal dayanağı yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2016/205 Esas, 2017/133 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.