Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından verilecek depolama /taşıma hizmetinin avansı olarak 12/12/2014 düzenleme tarihli olan 17/04/2015 vade tarihli 42.225,00 TL bedelli , 24/04/2015 vade tarihli 56.114,00 TL bedelli, 22/05/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli, 29/05/2015 vade tarihli 35.000 TL bedelli, 29/05/2015 vade tarihli 15.000 TL bedelli , 19/06/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli, 29/06/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli ,17/07/2015 vade tarihli 50.000 TL bedell
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından ..... Tekstil Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. (VN: ...) aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden haklı alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış ve işbu icra takibi kesinleştiğini, Bahsi geçen borçlu şirket ise İstanbul Sicil Müdürlüğü'ne ..... sicil numarası ile kayıtlı iken 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesi kapsamında Resen Terkin işlemi gerçekleştirilmiş olup şirketin faaliyetlerine son verildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun Ek Tasfiye başlıklı 547. Maddesi;"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." gereği şirketin geçici olarak canlandırılması için alacaklılar tarafından şirketin tasfiyeden önceki merkezinin bulunduğu yerde şirketin ihyası davası açılabileceği ifade edilmiştir." Bu hususa ilişkin ilgili yargıtay kararları şu şekildedir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/21-2773 E., 2019/580 K. Sayılı İlamı; "...Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca kurulmuş bir şirketin tasfiyesi, faaliyete son verme ve şirketin her türlü hesaplarının kapanması neticesini doğuran bir süreçtir. Şirketin fesih veya infisah edilmesi ile başlayan tasfiye süreci, tasfiye işlemlerinin tamamlanması sonrasında şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi ile son bulur. Bu sürecin tamamlanması ile şirketin tüzel kişiliği de ortadan kalkar. Ancak, bir şirketin ticaret sicil kayıtlarının terkin edilmesinden sonraki bir tarihte de borcu ortaya çıkabilir veya şirkete ait bir hakkın varlığı terkinden sonra öğrenilebilir. Bu gibi durumların ortaya çıkması hâlinde, şirketin ihyası davası açılması gerekmektedir. İhya süreci, bir anlamda şirketin geçici olarak canlandırılması anlamına gelmektedir..."Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2008/7980 E., 2009/12584 K. sayılı 7.12.2009 tarihli ilamı;"Somut olayda; ihyası istenen Anonim Şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinin ilan edildiği tarihinden önce şirket aleyhine başlatılmış bir icra takibi mevcut olduğuna göre, şirketin sorumlu tutulmasını gerektirebilecek bu durum nedeniyle ticaret sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde bulunulabilir.Buna göre, davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği ticaret sicilinden terkin edilmiş Anonim şirketin yeniden ihyasını istemesinde hukuki yararı mevcut olup, bu davayı açma hakkının bulunduğunun kabulü gerekmektedir.Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmeyeceği, keza mahkemenin davayı ret gerekçesinin aksine, bu aşamada iddia edilen alacağın gerçekte var olup olmadığının işbu davada değerlendirmeye tabi tutulamayacak olmasına ve ayrıca şirketin ihyasının istenebilmesi için tasfiye sürecinde bir usulsüz bulunup bulunmadığının ispatının da gerekmemesi nedeniyle, mahkemece taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” şeklindedir. İşbu davanın konusuna ilişkin yargıtay kararları da incelendiğinde görülecektir ki huzurdaki davanın açılmasını gerektiren durumun şirket aleyhine Resen Terkin işleminden önce başlatılmış olan icra takibi ve müvekkilin haklı alacağına henüz kavuşamamış olması ve borçlu şirket aleyhine başlatılmış olan icra takibinin derdest olduğunu, Söz konusu şartların varlığı göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki davanın ikame edilmesindeki hukuki yararımızın bulunduğu her türlü izahtan verastedir. Dolayısıyla Ticaret Sicilinden terkinine karar verilmiş olan şirket hakkında müvekkilin haklı alacağına kavuşabilmesi adına davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibi ile sınırlı olmak üzere davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerekmekte ve Sayın Mahkeme'den talep olunmakta olduğunu, Yukarıda detaylıca arz ve izah edilen ve re'sen Sayın Mahkemeniz tarafından göz önünde bulundurulacak sebepler ile Ticaret Sicilinden terkinine karar verilmiş olan borçlu şirket hakkında müvekkilin haklı alacağına kavuşabilmesi adına haklı davanın kabulü ile borçlu aleyhine başlatılmış olan icra takibi ile sınırlı olmak üzere borçlu şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.