T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/428 KARAR NO: 2026/458 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2026 AR AKARAR ESAS NO: 2026/66 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 27/02/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Yapılan inceleme sonunda derdest işbu davada davacı taraf d…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/428 KARAR NO: 2026/458 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2026 AR AKARAR ESAS NO: 2026/66 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 27/02/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Yapılan inceleme sonunda derdest işbu davada davacı taraf dava dilekçesiyle: müvekkili firma ile davalı arasında 10/11/2025 tarihinde çatı paneli ve cephe paneli satışı konusunda anlaştıklarını, ancak davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareket ederek panelleri teslim etmediğini belirterek; ... A.Ş.'ne ait keşidecisi ... Ltd.Şti olan lehtarı ...Ltd.Şti olan 20/01/2026 tarih ... seri nolu 650.000,00 TL bedelli çekin, 20/02/2026 tarih... seri nolu 650.000,00 TL bedelli çekin ve 20/03/2026 tarih ... seri nolu 650.000,00 TL bedelli çeklerin icra takibine konu edilmemesine, konu edilirse tedbirin durdurulmasına, haciz işlemleri yapıldı ise tedbirin kaldırılmasına, dosyaya ödeme yapılacak olması halinde ödemeden tedbiren alacaklıya ödenmemesine, mal kaçırma kastı bulunduğundan davalının tüm mal varlığına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça istenen ihtiyati tedbir yönünden mahkemesince 21/01/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla : "...GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HMK'nun 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacak yada tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/2. maddesi uyarınca talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK'nun 390/3. maddesine göre tedbir talep eden taraf dilekçesinde ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde dava dilekçesi ve ekinde sunulan belgelerin uyuşmazlığın esası yönünden yaklaşık ölçüde de olsa ispata elverişli olmadığı, dava dosyasının dosyasının incelenmesinde tedbir konulmasına dair yeterli delilin bulunmadığı, çekin ödenmemesi için ödeme yasağı konulması ve bu çek ile ilgili icra takibi başlatılması halinde takiplerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı için yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların yargılamayı gerektirdiği ve bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, 2-Kararın birer suretinin taraflara tebliğine, tebligat giderinin davacının yatırdığı gider avansından karşılanmasına, Dair, iş bu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere ..." karar verilmiştir. Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde : "..Tarafımızca Kayseri 1 Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/66 E. Sayılı dosyası nezdinde davalı aleyhine "Keşidecisi müvekkil ... Limited Şirketi olan lehtarı davalı ...Limited Şirketi olan, ... A.Ş'ye ait 20.01.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çek, ... A.Ş'ye ait 20.02.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çek, ve ... A.Ş'ye ait 20.03.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı müvekkil şirketin davalıya karşı herhangi bir borcu olmadığının, çeklerin bedelsizliğinin tespiti ile çekin müvekkil firmaya iade edilmesi mümkün değilse çek bedelinin istirdadı istemi halkında (İcra takibinden önce açılan menfi tespit ve çek istirdatı davası)" işbu dava ikame edilmiştir. Sayın mahkemeden dava dilekçemizin TEDBİR TALEBİMİZ başlıklı paragrafında aynen "Mahkemenizden öncelikle ve ivedi olarak AŞAĞIDA DETAYLARINIİZAH EDECEĞİMİZ NEDENLERDEN DOLAYI dava konusu Keşidecisi ... Limited Şirketi olan lehtarı davalı ...Limited Şirketi olan, ... A.Ş'ye ait 20.01.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çek, ...A.Ş'ye ait 20.02.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çek, ve ...A.Ş'ye ait 20.03.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çekler hakkında ÖDEME YASAĞI kararı verilmesini, ayrıca henüz çekin vadesi gelmediği için ve icra takibine de konu edilmediğinden İİK ilgili maddeleri uyarınca ÇEKİN İCRA TAKİBİNE KONU EDİLMEMESİNE, KONU EDİLİRSE TÜM TAKİP İŞLEMLERİNİN TEDBİREN DURDURULMASINI, HACİZ İŞLEMLERİ YAPILDIİSE TEDBİRENKALDIRILMASINI, DOSYAYA ÖDEME YAPILACAK OLMASI HALİNDE ÖDEMENİN TEDBİREN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİNE KARAR VERİLMESİNİ TALEP ETMEKTEYİZ. Ayrıca yargılama nihayete erinceye kadar, davalının mal kaçırma kastı bulunduğundan tüm malvarlığına İHTİYAT-İ TEDBİR şerhi işlenmesine karar verilmesini de talep etmekteyiz. Sayın mahkemenizce belirlenecek olan TEMİNAT tutarı, tarafımıza bildirildiğinde ivedi bir şekilde mahkeme veznesine yatırılacağını beyan ederiz. " denilmek sureti ile TEDBİR talep edilmiştir. Sayın mahkeme 21.01.2026 tarihli ara kararında aynen "...talep dilekçesi ve ekinde sunulan belgelerin ve dosya kapsamındaki diğer delillerin, uyuşmazlığın esası yönünden yaklaşık ölçüde de olsa ispata elverişli olmadığı, tedbir konulmasına dair yeterli delilin bulunmadığı, davacı vekilinin ileri sürdüğü iddiaların yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. Verilen işbu ara karar usul ve yasaya aykırı olup, müvekkilin yargılama süresinde ileride telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasına neden olacaktır. Dava konusu uyuşmazlık özet olarak; müvekkilin davalı ile aralarında mevcut bulunan ticari iş gereği, davalıların yapacağı panellerin imalatına karşılık olmak üzere birtakım çekler tanzim ederek vermiş, ancak aralarında akdedilen sözleşme şartlarına uymayan davalı ne söz konusu panellerin üretimini yaparak müvekkile teslim etmiş nede üreteceği panel bedeline karşılık aldığı çekleri müvekkile iade etmiştir. Sayın mahkeme, talep dilekçesi ve ekinde sunulan belgelerin ve dosya kapsamındaki diğer delillerin uyuşmazlığın esası yönünden yaklaşık ölçüde ispata elverişli olmadığından bahisle tedbir talebimizi reddetmişse de; müvekkil ve davalı şirket yetkilisi arasındageçen Whatsapp konuşmalarında görüleceği üzere davalının sözleşme konusu üretimi gerçekleştirmediği, müvekkilin mal karşılığı verdiği çeklerin iadesini talep ettiği açıkça görülecektir. Ayrıca dava konusu çeklerin müvekkile iade edileceği hususunun davalı tarafından kabul edildiği ve çeklerin teslimi için müvekkilin davalı şirketin bulunduğu ... iline yola çıktığı ancak davalının tamemen kötüniyetle ve müvekkili zarara uğramak amacı ile hareket ederek çekleri teslim etmediği gibi sonrasında müvekkilin de aramalarına dönmediği inceleme neticesinde anlaşılacaktır. Davalı şirket vekili ile haricen yapılan görüşmelerde şirket vekili önce dava konusu çeklerin davalı firmada olmadığı, ciro edilerek başka firmalara verildiği dolayısı ile çekleri iade edemeyecekleri beyan edilmiştir. Ancak akabinde çeklerin vade tarihinde, çekleri bankaya ibraz eden müşterinin de bizzat davalı firma olduğu öğrenilmiştir. Davalı firma bu süre zarfında müvekkil firmayı oyalayarak çekleri tahsil etme amacı ile işbu davanın açılmasını geciktirmiştir. Salt bu husus dahi davalının müvekkili zarara uğratma kastının olduğunu ve müvekkilden mal kaçırmak amacı ile hareket ettiğini göstermektedir. Ayrıca davalının UYAP üzerinden BORÇLU sıfatına haiz olduğu İCRA DOSYALARI sorgulandığında görüleceği üzere davalı firma tabiri caizse BORCA BATIK olup, haksız ve hukuka aykırı olarak dava konusu çek bedellerini tahsil etme gayreti içerisindedir. , Dosya kapsamında sunulan işbu delillerin tamamı dahi dava konusu uyuşmazlığı başlı başına ispata yeterli iken yaklaşık ispatın sağlanamadığından bahisle TEDBİR talebimizin reddedilmesi açıkça hukuka aykırıdır. Yargılamanın uzun süreceği, İLK DURUŞMA TARİHİNİN DAHİ MAHKEMECE 2026 YILI 9. AYA VERİLDİĞİ, DAVALININ BORCA BATIK OLDUĞU VE YARGILAMA NETİCESİNDE DAVA MÜVEKKİL LEHİNE SONUÇLANSA DAHİ DAVA KONUSU ÇEKLERİN İADE ALINAMAYACAĞI GİBİ BEDELLERİNİN DE DAVALIDAN İSTİRDATININ FİİLEN MÜMKÜN OLMAYACAĞI birlikte değerlendirildiğinde müvekkilin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağı görülecektir. Sayın mahkemenizce tedbir talebimizin kabulü halinde uygun görülecek tüm teminatları peşinen mahkeme veznesine yatırmayı kabul ediyoruz. Gerekirse mahkemenizce dava konusu iadesi/istirdatı talep edilen çek bedellerinin tamamı tarafımızca mahkeme veznesine yatırılabilir. Bu durumda davalı dahil 3. Kişilerin haklarına halel gelmeyeceği gibi müvekkil de davalıya ödemek durumunda kalacağı çek bedellerinin, borca batık davalıdan tahsili için boş yere uğraşmayacaktır. Zira tedbir talebimiz reddedilirse müvekkil işbu çek bedellerini haciz baskısı altında davalıya ödemek durumunda kalacaktır. Akabinde dava kazanılsa dahi davalı borca batık olduğundan müvekkilce bu tutarlar icra yoluyla dahi tahsil edilemeyecektir. Ancak çek bedellerinin tamamı mahkeme veznesine depo edilirse hem davalılar ve 3. Kişilerin haklarına halel gelmeyecek hem de müvekkil yargılama süresi uzun olsa dahi tedbirden kaynaklı çek bedellerini davalıya ödemeyeceği ve dava lehine sonuçlanırsa teminatı iade alacağı için hak kaybına uğramayacaktır. Anılan nedenlerle Kayseri 1 Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/66 E. Sayılı dosyanın 21.01.2026 tarihli ara kararında verilen İHTİYAT-İ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE dair verilen kararın kaldırılması ve İTİYAT-İ TEDBİR TALEBİMİZİN KABULÜNE karar verilmesi amacıyla işbu dosyada verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zaruriyeti hasıl olmuştur. H.NEDENLER : HMK, TTK, TBK ve sair yasal mevzuat. H.DELİLLER : 10.11.2025 tarihli Proforma / Sözleşmesi,... A.Ş'ye ait 20.01.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çek, ...A.Ş'ye ait 20.02.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çek, ve ... A.Ş'ye ait 20.03.2026 tarih, ... seri numaralı 650.000,00-TL bedelli çeklerin sureti; taraflara ait ticari defter kayıtları, Kayseri Arabuluculuk Bürosu Büro Dosya Numarası: ... Arabuluculuk Numarası: ... Sayılı arabuluculuk son tutanağı , ilgili belgeler ve ilgili kurumlardan celbi, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları, keşif, yemin ve sair yasal deliller. NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız nedenler ve sayın mahkemenin resen gözeteceği nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik yapılacak istinaf incelemesi neticesinde İVEDİLİKLE Kayseri 1 Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/66 E. Sayılı dosyanın 21.01.2026 tarihli ara kararında verilen İHTİYAT-İ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE dair verilen karın KALDIRILMASINI, İHTİYAT-İ TEDBİR TALEBİMİZİN kabulüne karar verilmesini " beyan ve talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır. İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararında yazılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Derdest davanın dava konusu çeklerden dolayı menfi tespit davası olması , İİK 72. maddesine göre :"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir..." şeklinde hüküm altına alınmış olup, gerek İİK 72 maddesine gerekse HMK 389. Maddesine göre davacı tarafça istenen sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması ve ayrıca davanın konusunun çekler olup, karine olarak çekin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle, dava konusu menfi tespit talebi yönünden istenen sözkonusu ihtiyati tedbirin ,bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre yaklaşık ispata dair yeterli koşulları bulunmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemesince de ,istinaf edilen 21/01/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla davacı tarafın sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu sebeplerle davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Kayseri 1. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2026/66 Esas sayılı, 21/01/2026 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest davadaki yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 27/02/2026