T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/831 - 2025/1651 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/831 KARAR NO : 2025/1651 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.05.2024 NUMARASI : 2021/803 Esas 2024/367 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen kar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/831 - 2025/1651 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/831 KARAR NO : 2025/1651 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.05.2024 NUMARASI : 2021/803 Esas 2024/367 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacılar vekili, 21.12.2008 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davacıların oğlu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ...'in vefat ettiğini ve davacıların desteklerini kaybettiğini, davadan önce arabuluculuğa başvurduklarını, ancak sonuç elde edemediklerini belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı baba ... için 3.000,00TL, davacı anne ... için 3.000,00TL olmak üzere toplam 6.000,00TL'nin arabuluculuğa başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini davacı ... için 80.131,74TL, ... için 44.868,26TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin düzenlenen sigorta poliçesi mevcut olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıların müteveffanın desteği olduklarını ispat etmeleri, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırması ve takılı olmaması hâlinde müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından sunulan trafik sigorta poliçesi de bulunmamakla birlikte, Tramer'e yazılan yazı cevabına göre, ... plakalı araç için 24.12.2007 - 24.12.2008 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğinin bildirildiği, davalı sigorta şirketi tarafından poliçeyi düzenleyen acentenin kendileri ile bağlantısı olmadığı ileri sürülmüş ise de, poliçede yer alan acente numarası ile inceleme yapıldığında acentenin Kayseri Ticaret Sicilinde kaydının olduğunun ve poliçeyi düzenleyen ... Sigorta Acenteliği Limited Şirketinin davalı sigorta şirketi ile imzaladığı acentelik sözleşmesinin olduğunun tespit edildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında acentelik ilişkisinin 19.08.2010 tarihinde son bulduğu belirtilmiş olup poliçenin düzenlendiği 25.12.2007 tarihinde acentenin poliçe düzenleme yetkisinin bulunduğu, aile nüfus kayıt tablosuna göre, müteveffa ...'in bekar ve davacılar ... ve ...'nin oğlu olması nedeniyle, yasa gereği davacıların desteği olduğu, ölüm olayı nedeni ile davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarının kabul edilmesi gerektiği, müteveffanın asansör yapımı işi yapan bir firmada asgari ücret ile çalıştığının belirlendiği, davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, suç soruşturması yapılıp dava açılamasa da ölümle sonuçlanan kazaların Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlenmesi ve kaza tarihi itibarı ile ölümle sonuçlanan kazalar için 15 yıl zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 21.12.2008 tarihinde başlayan zamanaşımı süresinin 21.12.2023 tarihinde bitecek olması nedeni ile davanın açıldığı 24.12.2021 tarihi itibarı ile zaman aşımı süresinin dolmadığı, bedel artırım dilekçesi 06.03.2024 tarihinde sunulmuş ise de, dava dilekçesi incelendiğinde davanın belirsiz alacak davası olduğu, dilekçedeki miktar için harç yatırılıp dava açılması ile birlikte daha sonra bilirkişi raporu ile belirlenip bedel artırım işlemine konu edilen miktar yönünden de ilk dava açılmakla zamanaşımı kesildiği için hem dava dilekçesindeki miktar hem de bedel artırımına konu miktar yönünden zaman aşımının gerçekleşmediği, kaza tarihindeki poliçe limitinin 125.000,00TL olması ve her iki davacının talep edebileceği tazminat miktarının poliçe limitini aşması nedeni ile garame yöntemi kullanıldığında destek ...'in vefatı dolayısı ile babası olan davacı ...'in 44.868,26TL ve annesi olan davacı ...'nin ise 80.131,74TL destekten yoksun kalma alacaklarının bulunduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği, dava açılmadan önce eksiksiz belgeler ile 30.12.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, 8 iş günlük sürenin tamamlandığı 06.01.2022 tarihinde davalı yönünden temerrütün gerçekleştiği, talebin belirsiz alacak niteliğinde olduğu için hem dava dilekçesindeki hem de bedel artırımına konu miktar için 06.01.2022 tarihinden itibaren davacıların alacaklarına faiz işletilmesinin mümkün olduğu, sigortalı aracın hususi nitelikli olarak kayıtlı olması nedeniyle talep edilebilir faiz türünün yasal faiz olması gerektiği gerekçesiyle; davacı ... yönünden 44.868,26TL, ... yönünden 80.131,74TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 06.01.2022 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp adı geçen davacılara ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; meydana gelen kazanın müteveffanın tam kusuru ile meydana geldiğini ve davacıların tazminat haklarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla zararın tespiti için hesaplamanın aktüer uzmanı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağının, müteveffanın ehliyetinin ve alkol raporunun dosyada bulunmaması nedeniyle celp edilmesi ve müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, ıslah tarihinde zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir Davacılar vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacıların oğlu ... idaresinde iken direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek desteğin anne ve babası için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 1-Davalı vekili, dava konusu kazanın tek taraflı meydana geldiğini, desteğin tam kusurlu olduğunu, bu nedenle davacıların tazminat talep edemeyeceğini ileri sürmüşse de; Dava konusu kazanın meydana geldiği 21.12.2008 tarihi itibariyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2019 tarih 2017/17-1089E- 2019/294K. sayılı ilamı ve 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 E.-411K., HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787E.-2012/92K., HGK'nın 16.01.2013 gün, 2012/17-1491E.-2013/74K.sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere; Yargıtay’ın sürücü ve işletenin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalanlar tarafından açılan davalarda verilen kararların temyiz incelemeleri sonunda istikrar kazanan uygulamasına göre, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları hâlinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına (HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142E.-411K., HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787E.-2012/92K., HGK'nın 16.01.2013 gün, 2012/17-1491E.-2013/74K.sayılı ilâmları uyarınca) karar vermiş olduğundan, davalı vekilinin, dava konusu talebin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekili tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de, destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın KTK'nın 109/2 ve TBK'nın 72. maddesi gereğice ceza kanunlarında öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğramamasına, ayrıca belirsiz alacak davası olarak açılan maddi tazminat talebi yönünden, davanın açılması ile alacağın tamamı yönünden zamanaşımı süresinin kesilmiş olmasına göre davalı vekilinin buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 3-Davalı tarafından, kaza tespit tutanağında müteveffanın ehliyetinin ve alkol raporunun dosyada bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de müteveffanın kusuru davacılara yansıtılamayacağından bu hususa yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf başvurusunda bulunan davalıdan alınması gereken alınması gereken 8.538,75 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.134,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.404,07 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.