DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2653 E. , 2024/454 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2653 Karar No : 2024/454 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2017/2865, K:2022/2376 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alı…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2653 E. , 2024/454 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2653 Karar No : 2024/454 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2017/2865, K:2022/2376 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi ile 667 sayılı KHK'nın 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2017/2865, K:2022/2376 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın (istinaftan feragat nedeniyle) 19/06/2018 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu isnadıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca düzenlenen ... tarihli ve E:... sayılı iddianamede, "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün 31.01.2017 günlü bylock sorgulama raporu ile; Şüpheli ... adına kayıtlı olan ve şüpheli tarafından kullanılan ... numaralı hat ve ... imei numaralı cihazlar ile 30.08.2014 tarihinden itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarındaki iletişimlerinde kullandıkları bylock uygulamasını kullandığının tespit edilmiştir." şeklindeki tespitlere yer verildiği, ancak davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraatine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "... yargılama sırasında bylock listelerinde revize yapılarak sanığın kullandığı telefon hattının bylock listesinde yer almadığının tespit edildiği, bu hususta ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı yazısının Mahkememize gönderildiği, sanığın bylock kullanmadığının anlaşıldığı, ..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, Dairelerince yapılan 03/12/2020 tarihli ara kararına Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından verilen 21/01/2021 tarihli cevapta, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2017 tarih ve ... sayılı talimatına istinaden davacının ByLock abone listesinden çıkarıldığının belirtildiği anlaşıldığından, davacının ByLock kullanıcısı olduğu yönündeki tespite itibar edilmediği, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacı hakkında farklı tarihlerde ifade veren E.K., S.B., ve Z.H. isimli tanıkların beyanları incelendiğinde, tanıkların davacının FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı olup olmadığına dair herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ifade ettikleri, bu nedenle anılan tanık ifadelerinin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Asya Katılım Bankası hesabı yönünden; davacının Asya Katılım Bankası AŞ'de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığı yönünde Dairelerince yapılan 03/12/2020 tarihli ara kararına verilen 27/01/2022 tarihli cevabın eki CD içeriğindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Asya Katılım Bankası AŞ nezdinde ... müşteri nolu hesabının bulunduğu, anılan hesabın 23/09/2005 tarihinde açıldığı, kredi kartı kullanımının olduğu, davalı idare tarafından da davacının örgüte yardım amacıyla hesap açtığı ve para yatırdığı yönünde dava dosyasına herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı görülmekte olup; davacının Asya Katılım Bankası hesabının 2005 yılında açılması ve söz konusu hesapta FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönem de dahil olmak üzere herhangi bir hesap hareketliliğinin tespit edilmemiş olması karşısında, davacının Asya Katılım Bankası AŞ nezdinde hesabının bulunmasının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, HTS kayıtları yönünden, davacı hakkındaki HTS analiz çalışmaları neticesinde belirtilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacının çocuklarının örgüte müzahir okullarda eğitim kaydı bulunması yönünden, davacının eğitim saiki dışında örgütsel saikle çocuklarını örgüte müzahir okullara gönderdiğine dair somut herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı görüldüğünden anılan tespitin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacıya ilişkin sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince yapılan 03/12/2020 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 19/02/2021 tarihli cevapta davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı belirtilerek, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 03/12/2020 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı, Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmişitr. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmeme gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının, işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu; davacının HTS raporundaki irtibat kayıtlarının ve çocuklarının örgüte müzahir okullarda eğitim kaydının bulunmasının davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna dair delil bulunduğunu ortaya koyduğu, ayrıca her ne kadar davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan beraat kararı verilmiş ise de; dava konusu işlem "üyelik" isnadına değil "iltisak ve irtibat" isnadına dayandığından söz konusu kararın davacının hukuki durumunu değiştirmediği aksine işbu dosyadaki bilgi ve belgeler ve anılan beraat kararı içeriğindeki bilgilerin ve davacı hakkında düzenlenen iddianamedeki tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olduğunu ortaya koyduğu, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının meslekten çıkarılmasına karar verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden ise 667 sayılı KHK ve 6749 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılan yargı mensuplarının 685 sayılı KHK kapsamında Danıştayda açtıkları davalardaki parasal/özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz talepleri yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği, ayrıca, söz konusu parasal/özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz taleplerinin “dava tarihinden” itibaren dikkate alınabileceği ve faiz konusunda da “yasal faizin” dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin de kabulünün mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/04/2022 tarih ve E:2017/2865, K:2022/2376 sayılı kararının ONANMASINA, 3. 05/03/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.