11. Hukuk Dairesi 2009/5115 E. , 2010/11647 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/104 - 2008/654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, dur…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5115 E. , 2010/11647 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/104 - 2008/654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili Sümerbank A.Ş.’nin TMSF'na devredildiğini, davalıların bankanın yönetim kurulu üyesi ve genel müdür ile krediden sorumlu genel müdür yardımcısı konumunda olup, 1.derecede imza yetkilisi olarak temsil ve yetkili kılındıklarını, davalıların kayıt dışı olarak Ortadoğu A.Ş. lehine teminat mektubu tanzim ettiklerini, Ortadoğu A.Ş.’nin % 99'unun dava dışı ...’na ait bulunduğunu, bu kişinin de bankanın o zamanki sahibi ...’nun kardeşi olup, bu firmanın diğer ortaklarının ...’a ait firmalarda ortak ve yönetici olduğunu, diğer anlatımla Ortadoğu A.Ş.’nin müvekkilinin eski sahibi ...’a ait olduğunu, davalıların kendi yetkilerini suistimal ederek banka zararına başkalarının yararına (... yararına) tasarrufta bulunduklarını ileri sürerek, 16.09.1998 tarihli teminat mektubunun tazmin olunan kısmı olan 2.610.417 USD’nin faiziyle tahsiline, tazmin olunmayan kısmının toplam riski olan 9.000.000.000 USD’nin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, mektubun tazmin olunması halinde bankaca karşı tarafa ödenen gecikme faizi ve cezai şart tutarlarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davaya konu teminat mektubu nedeniyle bankanın herhangi bir zarara uğramadığını, bu nedenle müvekkilleri aleyhine dava açılmasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı yanın Bankalar Kanunu’na dayanarak davanın durdurulmasını istemesi nedeniyle 5411 sayılı Kanun’un 132/10 ncu maddesi gereğince ilgili taraflar arasındaki anlaşma süresince protokol hükümleri uyarınca davalılar hakkında açılan davanın durdurulmasına dair kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce, teminat mektubunun tazmin olunmayan kısmının, toplam riski olan 9.000.000 USD’nin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine karar verilmesine ilişkin istemin davacının davanın durdurulması talebine dayanak oluşturan anılan protokol ile ne gibi bir ilişkisi olduğunun, depo isteminin protokol kapsamına alınmış olduğunun kabulü halinde dahi depo isteminin muhatabının gerçekleşmiş zararlar için tazminat ile sorumlu tutulması gereken davalılar olup olamayacağı, diğer anlatımla henüz gerçekleşmemiş, zarar boyutuna varmamış bir riskin konusu olan ve teminat mektubunun lehtarından istenmesi mümkün olan depo isteminin davalılar ile ilgisinin ne olduğu üzerinde mahkemece durulması, tartışılması, bu istem yönünden davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği üzerinde değerlendirme yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulması üzerine mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, gayri nakit alacak yönünden dava tarihi itibariyle zararın gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, banka çalışanlarına oluşan zararın rücu edilebilmesi için öncelikle asıl borçludan borcun tahsil edilememiş olmasının gerektiği, teminat mektupları için dava tarihi itibariyle banka açısından risk mevcut olsa bile zararın doğduğunun kabul edilemeyeceği, bankanın riskin konusu olan teminat mektubu bedelini lehtarından istemesi mümkün olduğundan dava tarihi itibariyle gerçekleşmeyen zarardan davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle teminat mektubunun deposuna yönelik kısım için dava tarihi itibariyle banka zararı doğmadığından bu istem hakkında erken açılmış bulunan davanın reddine, teminat mektubunun tazmin edilen kısmı yönünden önceki karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.