11. Hukuk Dairesi 2011/13336 E. , 2012/19676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.06.2011 tarih ve 2010/419-2011/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutan
**11. Hukuk Dairesi 2011/13336 E. , 2012/19676 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.06.2011 tarih ve 2010/419-2011/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, emekli maaşını davalı Bankadan aldığını, 02.09.2004 tarihinde saat 21.30 sıralarında davalı Bankanın İnegöl Şube binasının ana girişindeki ATM cihazından hesap durumunu kontrol etmek ve para çekmek için kartını cihaza yerleştirdiğini, ancak kartın cihazda sıkışması nedeniyle cihazın hizmet dışı ikazı verdiğini, etrafta yetkili göremeyince kartını iyice içeriye ittirerek geri çıkmasını önlemek istediğini, bu arada yanına gelen tanıdık tanımadık birilerinin tekrar şifreyi girmesini istediklerini, belki düzelir düşüncesiyle kimseye göstermemeye dikkat ederek şifreyi girmesine rağmen yine kartın çıkmadığını, bunun üzerine yakında bulunan polis karakoluna giderek durumu anlattığını, ertesi gün yeniden cihazın başına geldiğini, mesai başlayınca durumu yetkililere söylediğinde kendisine ait sıkışmış kartın bulunmadığını belirttiklerini, hesap durumunu kontrol ettirdiğinde de dava konusu paranın çekildiğini öğrendiğini, maaşının 03.09.2004 günü hesabına geçmesi gerekir iken bankanın bir gün önceden hesabına maaşını aktardığını, davalının bu nedenle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.195 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şifresinin gizliliğine gereken özeni göstermemesi nedeniyle %60, davalı bankanın ise ATM cihazının güvenliğini teknolojik imkanlarla sağlamaması, kamera kurmaması nedeniyle %40 oranında kusurlu bulundukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 878 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın 03.09.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, bankamatik makinesince kartın alıkonulması ve 3. kişilerce para çekilmesinde davalının tam kusurlu olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında banka hesap sözleşmesi bulunduğu çekişmesizdir. BK’nun 98/2'nci maddesinin yollaması dolayısıyla haksız fiillerden mütevellit mesuliyete mütallik hükümler kıyasen sözleşmenin ihlali halinde de uygulanır. Dolayısı ile sözleşmenin ihlali nedeniyle manevi tazminat istemleri de bu hükümlere tabidir. Mülga 818 sayılı BK’nun 49. maddesinde düzenlenen kişilik hakları, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Somut olayda davacı tarafın cismani bir zarara uğraması ya da maddi nitelikte olmayan kişisel değerlerinin ihlal edilmesi söz konusu olmayıp, manevi tazminatın koşulları oluşmamıştır. Bu durum karşısında, manevi tazminata yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Banka yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.