12. Ceza Dairesi 2020/12270 E. , 2024/6201 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/289 E., 2016/262 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ …
**12. Ceza Dairesi 2020/12270 E. , 2024/6201 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/289 E., 2016/262 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 54/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin temyiz sebepleri ise; sanık hakkında kasten öldürme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile ölen ... 'un karı koca oldukları, tanık ....'nın ise sanığın kayınpederi olduğu ve aynı evde ikamet etmeleri nedeniyle sanıkla tanık arasında sürekli tartışma yaşandığı, sanığın, tanığın evden gitmesini istemesine rağmen gitmediği, olay günü akşam saatlerinde tanığın eve geldiğinde sanığın kapıyı açmadığı, bunun üzerine tanığın ölenin çalıştığı yere giderek birlikte eve geldikleri, evde sanıkla ölen arasında yine tartışma yaşandığı, ölenin sanığa hitaben ''seni benzin döker yakarım'' diyerek evden çıktığı ve elinde benzin dolu bir pet şişe ile geldiği, ölenin benzini kendi üzerine döktüğü, bu sırada sanığın üzerine de serptiği ve elindeki çakmağı gösterdiği, sanığı korkutmak amacıyla elindeki çakmağı göstererek birkaç kez yaktığı, bu sırada sanığın ölenin elindeki çakmağı alarak yaktığı, bunun üzerine hem sanığın hem de ölenin yanmaya başladıkları, kendi çabaları ile üzerilerindeki yangını söndürdükleri, daha sonra eve komşuların yardımıyla şahısların hastaneye götürüldüğü, ölenin tedavisi sırasında hastanede öldüğü, düzenlenen ölü muayene tutanağına göre ''ölenin maruz kaldığı alev yanığı eylemi husulü mümkün tüm vücudun %41'inde 2-3 derece yanık ve inhalasyon yanığı sonrası'' kesin ölümün meydana geldiği olayda, ölenin tartıştığı sanığı seni yakarım diyerek yangın malzemelerini getirmesi, sanığın olay öncesinde öleni yakma ya da öldürme gibi bir düşüncesinin olmaması, ölüme yol açan tüm eylemlerin ölen tarafından hazırlanması, sanığın kendi üzerinde de benzin dökülmüş olması, sanığın da hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması ve tüm dosya kapsamı itibariyle kendi üzerine de benzin dökülmüş olan sanığın ''neticeyi istememesine rağmen ölenin ya da kendisinin alev alacağını öngördüğü halde'' bir anlık öfke ve refleks sonucu ölenin elinden çakmağı alarak çaktığı, kendisinin ve ölenin alev almasına yol açtığı ve netice olarak eşinin ölümüne neden olduğu olayda eyleminin bilinçli taksir kapsamında olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlarda uygulanma koşulları bulunmadığı halde, dosyada delil olarak saklanması yerine adli emanette kayıtlı bulunan suç eşyalarının müsaderesine karar verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği suç eşyasının müsaderesine ilişkin hükmün 3. numaralı paragrafında yer alan "Adli emanetin 2014/188 esas sırasında kayıtlı çakmağın 5237 Sayılı TCK'nın 54. maddesi gereğince müsaderesine," cümlesinin hükümden çıkarılması ile yerine "Adli emanetin 2014/188 esas sırasında kayıtlı çakmağın dosyada delil olarak saklanmasına," cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.