11. Hukuk Dairesi 2009/837 E. , 2010/11240 K. MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar HukukMahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2007/30-2008/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı Avukatı ... ile davalı Avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2009/837 E. , 2010/11240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar HukukMahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2007/30-2008/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı Avukatı ... ile davalı Avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1964’te kurulmuş ve büyüyüp gelişerek 1989 yılında ülkenin % 100 yerli sermayeli tek ticari araç üreticisi haline gelmiş olduğunu, müvekkilinin 27/07/1996 tarihinden beri tescilli 174355 ve 172487 numaralı markaların sahibi olduğunu, bu markalar için emek ve para harcayarak tanıtım yaptığını ve Türk otomotiv sektörüne itibar kazandırdığını, müvekkiline ait “profesyonel” ve “Professional” markalarının, davalı Fiat firması tarafından, medya kanallarından yaptıkları ilan ve reklamlarda “Fiat Professional” olarak “adımızı sizden aldık” başlığı altında kullanıldığını, markaların iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu davalıya ihtarname ile bildirdiklerini, müvekkilinin tescilli markalarından doğan haklarının, Mark KHK 61 ve devamı maddeler uyarınca, korunması gerektiğini, davalının yazılı ve görsel medya ile internette yaptığı yayınlardaki “Fiat Professional” reklamlarının yaratacağı marka ihlalinin etkisi ile müvekkilinin çok zarar gördüğünü ileri sürerek eylemin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava vekili, müvekkili Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.' nin 1968 yılında Türk İtalyan ortaklığı ile kurulduğunu,1971 yılında ilk seri üretime başlayarak Türk Otomotiv sektörünün temellerini attığını bugün de Fiat lisansı altında otomobil ve yedek parça üretimi yaptıklarını belirterek, dünya otomotiv devlerinden olan Fiat Oto SPA’nın işbirliği çerçevesinde, Türk ekonomisinin çekici güçlerinden biri oldukları, Fiat Oto tarafından İtalya’da başlatılan tanıtım ile başlatılan ve tüm Dünya’da Fiat tarafından üretilen hafif ticari araç ürünleri ile ilgili hizmetleri ifade etmek üzere, Fiat Ticari Araçlar” markasının, “Fiat Professional” olarak yenilendiğini ve bu hizmetlerin “Fiat Professional” marka ve logosu altında toplandığını, bu ibare +Şekil için İtalyan marka ofisinde tescil yaptıklarını Wipo nezdinde de uluslar arası tescil yaptıklarını, aralarında Türkiye’nin de bulunduğunu davalı şirketin de Fiat’ın izni ile istemi doğrultusunda “Fiat Professional+şekil” markasını kullanmaya başladıklarını ve davacının kendilerine ihtar çektiğini, oysa herhangi bir marka tecavüzünün söz konusu olmadığını, iki marka arasında bir benzerlik bulunmadığını, markalarının tamamen hizmete ilişkin olması nedeni ile iltibas tehlikesi bulunmadığını, öte yandan, davacının tescilli markalarının tek başına tescil edilmeyecek, ayırt ediciliği olmayan jenerik ibareler olduğunu ve kullanımlarının Mark KHK' nun 12.maddesi anlamında haklı kullanım olduğunu, ortalama tüketicinin bir karıştırma ihtimali olmadığını, markalar arasında bir bağlantı kurulamayacağını, davacı markalarının sözcükten ibaret olduğunu, kendi markalarının ise, şekil ile birleşik olduğunu, dolayısıyla farklı olduklarını, davacı markasındaki sözel unsurun, kendi markalarında ek unsur olarak kullanıldığını, aslında markalarının tanınmış “Fiat” olduğunu savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna tarafların aynı alanda faaliyet gösteren şirketler olduğu, Otomotiv Sanayinde rekabet eden yanların birbirleri ile şirket büyüklükleri açısından karşılaştırılmaları, hiyerarşiye tabii tutulmalarının,bu davanın konusu bakımından yersiz olacağı, davacının 174355 ve 172487 numaralı markalarının 27/07/1996 tarihinde beri tescillenmiş olup, “Professional” ibareli markanın 25/07/2006 tarihine kadar koruma altında bulunduğunu, “Profesyonel” ibareli olan ise 16/07/1996 tarihinde tescillenmiş olup, 16/07/2006 tarihine kadar tescilli olduğu her iki markanın da 12. sınıfta “kamyon” emtiası için tescili olup davalının “Fiat Profesyonel+şekil” ibareli bir markanın sahibi olmadığı,ancak davalının İtalya merkezli Fiat Şirketi’nden aldığı istek doğrultusunda hafif araç ticari araçlar olarak nitelenen kamyonet, minibüs ve bunun gibi motorlu araçlar için gerek sergileme gerekse bu araçların servis hizmetleri bakımından davacının tescilli ve tamamı esas unsurdan ibaret markasını,kendi markasının yanında şekil ile birleştirerek kullandığı, her ne kadar, davacının markası, sadece kamyon emtiası için tescillenmiş ise de Mark KHK‘ nin 7/b,8/b hükümleri uyarınca, aynı tür veya ayırt edilmeyecek kadar benzer mal ve hizmet sınıfları açısından da koruma sağladığı, farklı mal ve hizmetler ile ilgili olmasına rağmen davacının tescilini istediği marka ile davalı adına tescilli markanın kullanılacağı mal ve hizmetler açısından benzerlik ve benzerliğin halk arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacıya ait tescilli markalara (Profesyonel, Professional) tecavüz oluşturulan eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir, Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.