DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2443 E. , 2024/941 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2443 Karar No : 2024/941 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 29/12/2022 tarih ve E:2018/3778, K:2022/6734 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilgi Edinme v…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2443 E. , 2024/941 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2443 Karar No : 2024/941 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 29/12/2022 tarih ve E:2018/3778, K:2022/6734 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu kararın dayanağı olan 27/04/2004 tarih ve 25445 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 29/12/2022 tarih ve E:2018/3778, K:2022/6734 sayılı kararıyla; Yönetmeliğin Dava Konusu 2. Maddesinin İncelenmesinden; Uyuşmazlığın davacı belediyenin iştiraki olan … AŞ (… Ticaret AŞ) ve … (… Sanayi ve Ticaret A.Ş.)'nin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, Anayasa'nın, 123., 126. ve 127., 135. maddeleri, 5393 sayılı Kanun'un 70. maddesi ve 4982 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 4982 sayılı Kanun'un genel gerekçesine yer verilerek, İSPARK AŞ ve İGDAŞ'nin; gerek statüleri, gerek teşkilatlanmaları ve yönetimleri bakımından özel hukuk tüzel kişisi olup kamu kurumu niteliğinde bulunmadıkları, bununla birlikte, belde sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmaları, belediyenin görev ve hizmet alanlarıyla ilgili faaliyet göstermeleri, belediyeden ayrı bir tüzel kişilikleri ve özerk bütçeleri olmasına karşın sermayelerinin kamu kaynaklarıyla oluşturulması, mahalli idarenin denetimi altında bulunmaları yönleriyle özel hukuk hükümlerine tâbi olan sermaye şirketlerinden farklılaştıkları, bu özelliklerinden dolayı 4982 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de ifade edilen, "kamu kaynaklarını kullanan ve kamusal hizmetle yükümlü bulunan kurum ve kuruluşlar" kapsamında kaldığı; dolayısıyla dava konusu Yönetmelik hükmünün, dayanağı Kanun'un amacına ve lafzına uygun olduğu kanaatine ulaşıldığı, Bu itibarla, dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir yön bulunmadığı, Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesinden: Dosyanın incelenmesinden; 2014 yılında yapılan mahalli idareler seçimlerinde Kadıköy Belediye Meclis Üyesi ve Kadıköy ilçesinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi olduğunu belirten … isimli şahıs tarafından davacı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına yapılan başvurularla, belediye iştiraklerinden İSPARK AŞ'nin İstanbul genelinde kara, deniz ve hava araçlarına verdiği park hizmetine ilişkin olarak 31/12/2017 tarihi itibarıyla park hizmeti ücreti, çalışan personel sayısı gibi mali ve idari bilgiler ile İGDAŞ tarafından 01/01/2017-31/12/2017 tarihleri arasında doğalgaz bedelini ödemediği için gazı kesilen abonelerin ilçelere ve aylara göre dağılımı ve 31/12/2017 tarihi itibarıyla toplam alacak tutarına ilişkin bilgilerin talep edildiği, davacı idare tarafından adı geçen şahsın başvurusunun 4982 sayılı Kanun kapsamında olmadığından bahisle reddedildiği, bunun üzerine anılan şahsın itirazen Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yaptığı başvuru üzerine alınan Kurul kararında, belediye iştiraklerinin 4982 sayılı Kanun kapsamında olduğu, başvurunun bu çerçevede değerlendirilerek başvuru sahibine menfi ya da müspet bir cevap verilmesi gerektiği yolunda karar verildiğinin görüldüğü, Buna göre, hukuka uygunluğu tespit edilen Yönetmelik hükmü doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik hükmünün 4982 sayılı Kanun'un kapsam maddesine aykırılık teşkil ettiği ve belediye iştiraklerinin özel hukuka göre kurulmuş ticaret şirketi niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu kararın dayanağı olan 27/04/2004 tarih ve 25445 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dava dilekçelerinin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından, fıkrada belirtilen konularda sırasıyla inceleneceği belirtilmiş, anılan fıkranın (f) bendinde de "husumet" ilk inceleme konuları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin, belirlenecek gerçek hasma tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır. Dava konusu Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin "Yürütme" başlıklı 46. maddesinde, "Bu Yönetmelik hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür." kuralı yer almaktadır. Dava konusu Yönetmelik'in yürütülmesi görevi Cumhurbaşkanlığına verildiğinden, uyuşmazlıkta Cumhurbaşkanlığının hasım mevkiinde bulunması gerektiği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Onuncu Dairesinin 19/12/2018 tarih ve E:2018/3778 sayılı kararı ile Cumhurbaşkanlığının hasım mevkiinden çıkarılarak Adalet Bakanlığının hasım mevkiine alınmasına karar verildiği, 26/02/2019 tarih ve E:2018/3778 sayılı karar ile Cumhurbaşkanlığının yeniden hasım mevkiine alınmasına karar verildiği, ancak temyize konu kararda Cumhurbaşkanlığının hasım mevkiinde bulunmadığı ve davanın Adalet Bakanlığı husumeti ile karara bağlandığının anlaşıldığı, ayrıca temyize konu kararın Cumhurbaşkanlığına tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu itibarla, uyuşmazlığın Cumhurbaşkanlığının da hasım mevkiine alınmak suretiyle çözümlenmesi gerekmekteyken yalnızca Adalet Bakanlığı husumetiyle karar verilmesinde usul ve yasaya uyarlık bulunmadığından temyize konu kararın bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 29/12/2022 tarih ve E:2018/3778, K:2022/6734 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 02/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.