10. Hukuk Dairesi 2024/3599 E. , 2025/3488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı
**10. Hukuk Dairesi 2024/3599 E. , 2025/3488 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren nezdinde istif makine teknisyeni olarak çalıştığını, 09.03.2012 tarihinde davalı işverenin talimatı üzerine Eskim fabrikasına gönderildiğini, bu fabrikada forklift onarımı işi yaptığı esnada tornavida ile rulman çakarken tornavidadan kırılan parçanın sol gözüne saplanması suretiyle iş kazası geçirdiğini, kaza sonrasında müvekkilinde görme kaybı rahatsızlığı oluştuğunu ve %34,20 oranında maluliyetinin bulunduğunu, meydana gelen kazada davalı işverenin tam kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminat alacağı ile 40.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının meydana gelen iş kazasında koruyucu gözlük kullanmadığını, kazanın meydana gelmesinden hemen sonra da müvekkili işyerine haber vermediğini, uzun bir zaman sonra rahatsızlığının ortaya çıktığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu iş kazasının Eskim Kimya isimli işyerinde 16.03.2012 tarihinde davacının forklift bakımı yapmakta iken aracın arka tekerleğinin rulmanını takarken tornavidanın ucunun kırılması sonucu kopan parçanın sol gözüne saplanması şeklinde meydana geldiği, olayın meydana gelmesinde davacı işçinin %50 oranında kusurlu olduğu ve davacının maluliyetinin %34,2 olması da göz önüne alınarak davacının %50, davalının %50 kusur durumuna göre davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının 580.719,87 TL olduğu, olayın oluş şekli, kusur ve maluliyet oranına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücü, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtadı birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre davacı adına 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği belirtilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili ileri sürdüğü istinaf sebeplerinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, davacının gözlük kullanmaması sebebiyle tornavida ucunun kırılması neticesinde kıymık parçasının gözüne isabet ettiğini, davacının acı ve ağrı hissetmesine rağmen sonrasında üzerine düşmediğini, doktor kontrolüne dahi gitmediğini, uzun bir zaman zarfından sonra gözünde ağrı hissederek doktora giden davacıya yapılan tetkikler neticesinde retina dekolmanı teşhisi konduğunu, davacının kaza meydana geldiğini müvekkili şirkete 8 ay sonra haber verdiğini, dolayısıyla davacının kendi durumunu kendisinin ağırlaştırdığını, bu kusurun müvekkiline yüklenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca koruyucu gözlük ekipmanının, hem de diğer ekipmanların kullanımı ve iş güvenliği eğitimlerinin davacıya eksiksiz olarak daha önceden verildiğini, davacının kendisine defalarca teslim edilmiş iş gözlüğünü kullanmamasının kendi tercihi olduğunu, müvekkili şirketin İş Kanunu ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı uyarınca kendisine yüklenen her türlü sorumluluğu yerine getirdiği, davacının ağır kusuru illiyet bağını kesmiş olmasından cihetle müvekkilinin haksız fiil sorumluluğu bulunmadığını, öte yandan bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat tutarının fahiş nitelikte olduğunu, tazminat tutarının sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması gerektiğini iddia ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.