Başvuru; işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuruya konu olayların meydana geldiği süreçteki olağanüstü hâl (OHAL) koşullarına, OHAL ilanına ve uygulanan tedbirlere ilişkin genel bilgiler için bkz. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 10-18; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 10- Başvurucu, Bağlar Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (işveren) bünyesinde işçi olarak çalışmaktadır. İşveren tarafından başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile irtibat veya iltisak içinde olduğu gerekçesiyle 15/8/2016 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 16/9/2016 tarihinde Diyarbakır İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde; hiçbir terör örgütüyle irtibatının bulunmadığı, savunması alınmadan fesih işleminin gerçekleştirildiği, hakkında disiplin soruşturması veya ceza yargılamasının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Mahkeme, terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olabileceği hususunda şüphenin bulunabileceğini belirterek 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) maddesi kapsamında gerçekleştirilen fesih işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 2/1/2017 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 4/5/2017 tarihinde başvurucunun istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Kararda, 667 sayılı KHK dayanak alınarak gerçekleştirilen feshin geçerlilik denetiminin yapılamayacağı ifade edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 19/9/2017 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Kararda Mahkemece feshin dayanağını oluşturabilecek denetime elverişli tüm delillerin araştırılarak toplanması ve toplanan delillerin yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkeme 24/6/2019 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda başvurucu hakkında terör örgütüne üyelik suçundan ceza yargılamasının devam ettiğinin anlaşıldığı, işverenden terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunabilecek başvurucuyu çalıştırmasının beklenemeyeceği ifade edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 28/5/2021 tarihli kararıyla başvurucunun istinaf talebinin kesin olarak reddine karar vermiştir. Kararda; başvurucu hakkında devam eden ceza yargılamasına ilişkin Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin yazılı cevap içeriği dikkate alındığında işverenin işçisine karşı duyduğu şüphenin aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açtığı belirtilmiştir. Kararda ayrıca işverenin bir kamu kuruluşu olduğu dikkate alındığında iş ilişkisinin devamı için gerekli güveni yıkmaya elverişli bir şüphenin söz konusu olduğu, Mahkemece yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı vurgulanmıştır. Başvurucu, nihai hükmü 5/7/2021 tarihinde öğrendikten sonra 16/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkındaki işe iade davasında verilen ret kararlarının gerekçesinde yer alan ve Ankara Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen ceza yargılaması sonucunda 3/11/2022 tarihinde başvurucunun FETÖ/PDY'ye üyelik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Kararda başvurucunun etkin pişmanlık kapsamında üzerine atılı suçlamaları tevil yoluyla ikrar ettiği, ByLock iletişim sistemini kullandığı, örgüt tarafından organize edilen örgütsel toplantılara ve diğer faaliyetlere sohbet ablası olarak katıldığı ifade edilmiştir. Kararın gerekçesinde ayrıca başvurucunun örgütün sözde emniyet mahrem yapılanmasında öğretmen konumunda olduğu, örgüte destek olmak amacıyla Bank Asyaya para yatırdığı vurgulanmıştır. Anılan karara karşı başvurucu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, yargılama halen derdest durumdadır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.