İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2022 tarihli ve 2021/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın emekli olduğunu ve emekli maaşını davalı ... Bankası Mersin İstiklal Şub…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2773 - 2026/646 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2773 KARAR NO : 2026/646 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2022 NUMARASI : 2021/... Esas - 2022/... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : T.C. ... BANKASI A.Ş. VEKİLİ : Av. DAVA : Emekli Aylığı Bloke İşleminin Kaldırılması ve İstirdat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2022 tarihli ve 2021/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın emekli olduğunu ve emekli maaşını davalı ... Bankası Mersin İstiklal Şubesi aracılığı ile aldığını, davacı müvekkilinin 2014 yılında davalı bankadan kredi çektiğini ve ticari sorunlar yaşaması neticesinde borcunu ödeyemediğini, müvekkilinin bu borcuna karşılık davalı bankanın icra takibi başlattığını ve müvekkilinin taşınmazını icra müdürlüğünce sattırdığını, bu satımın müvekkilinin borcunu karşılamaya yetmediğini, daha sonra davalı bankanın müvekkilin emekli maaşından kesinti yaptığını ve kredi borcuna mahsup ettiğini, müvekkilinin Mersin 5.Noterliği'nin 08.11.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle hukuksuz kesintinin iadesini ve emekli maaşının başka bir bankadan alınmasına izin verilmesini talep ettiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediği gibi kesintilerden geri adım atılmayacağına ilişkin SMS gönderdiğini, bu olay neticesinde müvekkilinin Mersin 1. Tüketici Mahkemesi'nde 2018/... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve 2020/... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verdiğini, kesintilerin devam etmesi üzerine de işbu davayı açtıklarını, müvekkilinin emekli maaşından yapılan kesintilerin davalı bankadan istenilmesi ve kesilen tutarın bilirkişi ile hesaplanarak söz konusu kesintilerin yasal faizi ile iadesine, davalı hukuka aykırı işleri ile ihtamame keşide edilmesine sebebiyet verdiğinden 106,75-TL ihtarname masrafının davalıdan tahsiline, müvekkilinin emekli maaşını istediği bankadan tahsiline ve davalının bu yöndeki engellemesinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının imzaladığı kredi sözleşmesinde "müşteri ve kefil/kefiller bankanın her türlü alacağı sebebiyle tüm hesap ve mevduatları arasında dilediği zamanda, dilediği miktarda kısmen/tamamen süresiz virman yapma hakkı bulunduğunu kabul ederler. Keza SGK vb.'den emekli olmaları halinde emekli maaşlarının haczine, rehnine, takas ve mahsup edilmesine hiçbir itirazı ileri sürmeksizin muvafakat ederler" maddesi ile borcun ödenmemesi halinde banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve hesapları üzerinde takas, virman ve mahsup yetkisini bankaya verdiğini, davacının SGK'dan aldığı maaşının kesilmesine, kendisinin geri ödemelerini ayrıca gerektiğinde maaşı üzerinde yapılmasına da muvafakat ettiğini, Yargıtay uygulamasına göre davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme ve taahhütname şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğunu, davacının emeklilik maaşından yapılan kesintinin iadesinin isteyemeyeceğini, bu şekilde edimin tek taraflı geri istenmesi de hukuken himaye göremeyeceğini, bu konuda Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 03.11.2015 gün ve 2015/... Karar sayılı kararı ile 25.01.2016 gün ve 2014/... Karar sayılı içtihatlarının da aynı yönde olduğunu, davacı tarafın imzalanan 14.01.2014 tarihli Tarımsal Kredi Közleşmesinden borcun ödenmemesi halinde banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve hesapları üzerinde bloke, virman, hapis, mahsup ve takas etme yetkisini müvekkili bankaya verdiğini, SGK'dan aldığı maaşın kesilmesine gerektiğinde kredinin geri ödemelerinin maaşı üzerinden yapılmasına da muvafakat ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Yapılan incelemede, davacının davalı bankanın müşterisi olup banka ile aralarında 14.01.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 11. maddesine göre müşterinin banka tarafından emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat verdiği, bu doğrultuda banka tarafından bilirkişi raporunda belirtilen tarihlerde ve tutarlarda davacının emekli maaşından kesinti yapıldığı, dava tarihine kadar yapılan kesinti tutarlarının 14.415,82 TL olduğu, bilirkişi raporunda ve yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi 5510 sayılı yasanın 93/1-son maddesi uyarınca henüz takip ve hacizden önce sözleşmeye göre banka tarafından kredilerin tahsili amacı ile müşterinin emekli maaşına bloke konulamayacağı ve kesinti yapılamayacağı, zira İİK’nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragatin geçersiz olduğu ve henüz hakkında herhangi bir icra takibi başlatılıp maaşından haciz suretiyle borcun ödenmesine izin verildiği yönünde davacının iradesinin açıkça ortaya koyulduğundan bahsedilemeyeceği için kredinin alınması sırasında takas ve virman yönünde verilen muvafakatin de geçerli sayılamayacağı, bu hali ile dava tarihine kadar yapılan kesintilerin haksız olduğu ve davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla toplam 14.415,82 TL alacağın bilirkişi raporunda belirtilen kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. İnfazda tereddüt yaşanmaması amacı ile bilirkişi raporunun iş bu kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinde 106,75 TL ihtarname masrafı talep edilmiş ise de, davacı tarafından iş bu ihtarname masrafına ilişkin dosyaya herhangi bir makbuz sunulmadığı anlaşılmakla iş bu talebin reddine karar verilmiştir. Dava tarihinden sonra yapılan kesintiler ayrı bir davanın konusunu teşkil ettiğinden bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacının emekli maaşının istediği bankadan alınabilmesi hususunun davacı ile dava dışı SGK arasında bir husus olup eldeki uyuşmazlığın konusuna dahil olmadığından buna ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile toplam 14.415,82-TL alacağın dosya içerisindeki 21/03/2022 havale tarihli bankacı bilirkişi ...’ın raporunun 4. sayfasında belirtilen kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dosya içerisindeki 21/03/2022 havale tarihli bankacı bilirkişi ...’ın bilirkişi raporunun iş bu kararın eki sayılmasına, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davacının kredi sözleşmesini okuyup imzalayarak maaşından takas mahsup ve kesinti yapılmasına açıkça muvafakat ettiğini, bu nedenle maaşından yapılan kesinti sözleşmeye uygun ve hukuka aykırı olmadığını, davacının önce kesintiye izin verip sonra geri istemesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, emekli maaşından kesinti yapılmasına ilişkin yargıtay kararları ve sözleşme hükümleri bankalın lehine olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının emekli olduğunu ve maaşını ... Bankasından aldığını, bankadan çektiği kredi nedeniyle borç oluştuğunu, banka emekli maaşından kesinti yaparak borcunu tahsil ettiğini, davacının emekli maaşının haczedilemeyeceğini ve yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğunu, kredi sözleşmesinde verilen takas mahsup muvafakati geçerli sayılmadığını ve emekli maaşından kesinti yapılamayacağını ayrıca davacının maaşını başka bankaya taşımasının da banka tarafından engellendiğini bu nedenle maaştan yapılan kesintilerin iadesinin kısmen reddedilen kısmın istinafta kaldırılması gerektiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, Alacak istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinde; “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir” hükmü bulunmaktadır. İİK’nın 83/a maddesindeki; "İİK’nın 82 ve 83 üncü maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi ile değişik 5510 sayılı SGK’nın 93/1 inci maddesinde; "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hükmün İİK’nun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkân sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/... Karar sayılı kararı). Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/... Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi meseleye 2004 ve 5510 sayılı Kanun hükümleri açısından bakıldığında; kanun koyucu ekonomik yönden eşit olmayan taraflar arasında zayıf olanı korumaya yönelik olarak emekli maaşının haczedilemezliği ve haczedilemezlikten feragatin geçersizliğine dair anılan nispi emredici düzenlemelerle sosyal adaleti sağlama ve koruma görevini yerine getirmekteyse de somut olayda herhangi bir cebri icra işlemi değil, sözleşmenin âkidi tarafından borcun ifa biçimine ilişkin karşı âkide verilmiş bir yetki söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir. Emekli maaşının cebri icra kanalıyla haczedilemeyeceği ve bunun aksine yönelik önceden yapılmış anlaşmaların geçersiz olduğu hususu (henüz bu konuda bir takip başlatılmamış dahi olsa) açık kanun hükmü gereğidir. Ancak bu hükümler borçlunun rızayla borcunu ifa etmemesi hâline ilişkin kural ve yöntemleri belirler; kişi elbette kendi rızasıyla kendi borcunu, alacaklı ile aralarındaki anlaşmaya uygun şekilde dilediği gibi ödeyebilecektir. Aksi yönde bir değerlendirme, sözleşme serbestisi ve ahde vefa ilkelerine aykırı olacağı gibi, emekli maaşı dışında geliri ve bu surette teminat gösterebileceği herhangi bir mal varlığı bulunmayan tüketiciyi, tacir olmakla alacağının tahsili imkânını kuvvetlendirmek istemesi makul olan banka karşısında güç duruma düşürecek, günümüz sosyal ve ekonomik koşullarında emeklinin sahip olduğu nakdi varlıklar dışında hareket etmesine imkân bırakmayacaktır. 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun’un 93.maddesine gelen ek ibare ile borcun icra takibiyle tahsili yoluna başvurulmuş olması hâlinde borçlunun muvafakati ile hacze devam edilmesine imkân tanınmış, yine kişinin iradesi ve kendi tasarruf tercihleri göz ardı edilmeyerek üstün kılınmıştır. Emekli maaşından başka bir gelirinin olmadığı yönündeki genel kabulden dolayı zayıf tarafı daha da zayıf hâle getirmeme saiki ile korunan tüketicinin, kendi iradesi ile imzaladığı kredi sözleşmesi çerçevesinde kavuştuğu ve sosyo-ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda harcadığı meblağı yine emekli maaşı ile ödemek zorunda olduğunu bilebilecek durumdayken, çekeceği kredinin ödeneceği ihtimalini banka gözünde kuvvetlendirir şekilde emekli maaşını mal varlığının bir parçası olarak gösterdiği, bu inançla hareket eden bankanın davacıya birden çok kez kredi tahsis ettiği, davacının başka bir yolla taksit ödemesinde bulunmadığı, en başından beri ödeme yöntemi olarak tercih ettiği virman usulüyle kredi taksitlerinin her ay düzenli tahsil edilmesine itiraz etmediği ve dava açmakla davacının bu yöndeki iradesinin ortadan kalktığını gören banka tarafından bu usulle yapılan tahsilâta son verildiği gözetildiğinde söz konusu kesintilerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalinin ve bu talebin kabulüyle bağlantılı olarak da kesilen bedellerin iadesinin istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil eder ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince iyiniyetle bağdaşmadığından hukuk düzeni tarafından korunmamalıdır. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin ek maddesine göre davacı tarafından davalı bankaya emekli maaşı üzerinde takas, mahsup ve virman imkanı tanındığı, yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına ve borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkân sağladığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir. Her ne kadar, ilk derece mahkemesince verilen kararda yanılgıya düşülmüş ise de, kararda hata edilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden kurulması ile davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2022 tarihli ve 2021/... Esas-2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4- YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a)-Davanın REDDİNE, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih ve 2021/... Esas, 2022/... Karar, 2022/... Harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise davalıya İADESİNE, c)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, d)-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e)-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA, f)-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1-a)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça yatırılan 80,70.TL istinaf nispi karar harcının istek halinde davalıya İADESİNE, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00.TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 2-a)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafça yapılan 154,50.TL posta gideri ve 105,50.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının toplamı olan 220,70.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, b)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince yatıran tarafa İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/03/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır