11. Hukuk Dairesi 2010/1514 E. , 2012/779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1- ... 2- ... 3- Sed-cem Tur.Özel Eğt. Sağlık İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti. VEKİLİ : Av. ... ile davalılar vekili Av. Yu...... geldiler, taraf avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi M.P..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekç
**11. Hukuk Dairesi 2010/1514 E. , 2012/779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1- ... 2- ... 3- Sed-cem Tur.Özel Eğt. Sağlık İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti. VEKİLİ : Av. ... ile davalılar vekili Av. Yu...... geldiler, taraf avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi M.P..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...’ın 1997 yılında davalı şirketi kurduklarını, şirketin 2 ortaklı olup, % 40 oranındaki payının müvekkiline, % 60 payının ise davalı ...’a ait olduğunu, davalı ...’ın 1 payını diğer davalı ve eşi olan ...’a devrine ilişkin sözleşmenin kanuna karşı hile yapılması suretiyle muvazaalı olduğunu, bu pay devrinin TTK’nun 520. maddesi gereğince yoklukla malul olduğunu, karı koca mallarının idaresine ait mal rejiminden doğmayan bu devir sözleşmesinin TTK’nun anılan emredici nitelikteki hükmünü bertaraf edemeyeceğini ileri sürerek, davalılar ... ile ...’ın yapmış olduğu 12.04.2007 tarihli hisse devri sözleşmesinin yoklukla malul sayılması ve iptali ile devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, bir payın karı koca mallarının idaresine ait hükümler gereğince iktisabı için ortakların iznine gerek olmadığını, davaya konu pay devir sözleşmesinin tarafları ve içeriği göz önüne alındığında davacının bu davada davacı olma sıfatının bulunmadığını savunarak, davanın aktif husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava pay devrine yönelik noter sözleşmesinin iptaline ilişkin olarak açılmış ise de davacının 11.04.2007 tarihli 2007/1 sayılı devre muvafakat ve pay defterine kayda ilişkin şirket müdürlük kararının iptalini istemesi gerektiği, 3.kişiler arasında yapılan, taraflara hak ve borçlar yükleyen noter sözleşmesinin iptalini istenmesinin usule aykırı olduğu, alınan bilirkişi raporunda davacının %40 paya sahip olduğu limited şirkette yapılan pay devri işleminin %75 paya sahip ortaklarca onaylanmaması sebebiyle devir işleminin batıl olduğu yönündeki görüşün benimsenmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. .../... 2010/1514 Sf-2- 2012/779 Dava, davalılar ... ve ... arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali ile davalı ...’a ait olup diğer davalı ...’e devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tescili istemlerine ilişkindir. Davacı ... ile davalılardan Sedat, davalı şirketin ortakları olup, bu ortaklıkları devam ederken davalı ...’ın kendisine ait hisselerden 1 adet hisseyi diğer davalı ...’a devrettiği, bu devir işleminin ortaklar kurulu kararı olmadan aynı zamanda şirketin müdürü olan davalı ...’ın kararı ile pay defterine kayıt edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, davacının davalılar arasındaki sözkonusu hisse devrine ilişkin sözleşmenin iptalini sözleşmenin tarafları arasındaki ilişki bakımından 3. kişi durumunda bulunduğundan isteme hakkının olmadığı, davacının müdürlük kararının iptalini istemesi gerektiği, bu nedenle davanın açılış şekli ve istem bakımından usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı açtığı davada taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi ile ortağı olduğu şirketin ortak sayısının kanuna aykırı bir şekilde değiştirildiğini ileri sürerek, bu aykırılığın giderilmesini istemiştir.Dava dilekçesindeki istemlerinden biri olan davalı ...’a ait iken diğer davalıya devredilen hissenin yeniden davalı ... adına tesciline karar verilmesi yönündeki istemiyle de esasen taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin davalı şirket bakımından doğurduğu hukuki sonucun iptalini amaçladığının anlaşılmasına ve davacının davalı şirketin ortağı olup, şirketin ortaklık yapısını etkileyen bir sözleşmenin iptaline ilişkin istemde bulunmasında hukuki yararı bulunduğunun da kabulünün gerekmesine göre mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacı isteminin dar bir şekilde ve dava ile amaçlanan hukuki sonuç gözönüne alınmaksızın yorumlanması sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 08/02/2012 - S.C