Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... şirketine ...... sigortalı, müvekkiline ait ....... plakalı aracın 06/06/2017 tarihinde çalındığını, araç rayiç bedelinin ödenmesi için sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvuru üzerine ...... nolu dosyanın açıldığını, akabinde noter aracılığıyla ihtar çekildiğini tüm bunlara rağmen sigorta şirketince ödeme yapılmadğını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 35.000,00 Tl ile aracın rayiç bedeli belirlenerek davalıda
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının miras bırakanı ...’e, ... A.Ş. -Çapa(İstanbul) Şubesi’nden kullandığı 11.000,00-TL anapara (faizli toplam 12.331,44) kredi nedeniyle davalı tarafından 15.11.2018 tarih ve ... poliçe numarası, “Sabit Teminatlı Kredi ... sigortası” yapıldığını, ... sigortası formunda/sertifikasında lehdar olarak ilgili banka şubesinin gösterildiğini, sigortaya dair 866,83- TL prim nakit ve peşin olarak aynı tarihte Şişli/İstanbul şubesinden kullandığı 15.000,00- TL anapara (faizli toplam 20.567,70 TL) kredi nedeniyle davalı tarafından 24.03.2019 tarih ve ... poliçe numarası “Sabit Teminatlı Kredi ... sigortası” yapıldığını, ... sigortası formunda/sertifikasında lehdar olarak ilgili banka şubesinin gösterildiğini, sigortaya dair 1187,03 –TL primin nakit ve peşin olarak aynı tarihte muristen tahsil edildiğini, kredilerle ilgili sigorta poliçesi tanzimi esnasında matbu formların kullanıldığını, karşılıklı müzakere imkanının bulunmadığını, yeterli bilgi verilmediğini, kredi sözleşmesinde ve banka imzalarında eksiklerin olduğunun görüldüğünü, genellikle banka ve sigorta kuruluşlarının zayıf olan tüketici karşısında sözleşme (poliçe) hükümlerini lehine çevirdiklerini, davalı şirketin aynı zamanda ilgili bankanın iştiraki olduğunu, bankanın, muristen kredi çekerken sağlık durumu veya taramasını istemediğini, yine başvuru esnasında sağlık beyanı ile ilgili kısım murise hiç sorulmadığını, hatta murisin iş bu kredi ilişkisi kurulduğu sırada ağzı ve burnu beyaz maske ile kapalı ve hastalığı sebebiyle boğazından açılan delik dışarıdan çok rahat görülecek bir şekilde maske ile kapalı olduğu halde yetkilerce ilgili yerler “hayır” olarak işaretlendiğini ve murise sorulmadan imzalatıldığını, yaşlı ve hasta olmasına ragmen murise sigortanın zorunlu olduğunun bildirildiğini, yanlış ve eksiklik halinde neler olabileceği konusunda bilgi verilmediğini, davacının murisi ...'in 24.06.2019 günü mevcut hastalıktan değil ani gelişen solunum yetmezliğine bağlı kalp krizinden vefat ettiğini, mevcut durumu ve kredi borcunun ödenmesi için davalıya ... sigortası poliçeleri kapsamında başvuru yapıldığını, davalı tarafından verilen ve taraflarına tebliğ edilen ... ve ... nolu 23.08.2019 tarihli yazılara göre; police öncesi kanser hastalığı bulunduğu, ...’in beyan yükümlülüğüne uymadığı, ... sigortası genel şartları ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca sigorta tazminatının ödenmesinin ve herhangi bir prim iadesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığının belirtildiğini, bunun üzerine davacı tarafından Noterlik vasıtası ile ihtarname keşide edildiğini ve bu karara itiraz edildiğini, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, davalı bankanın , sözleşme akdedilirken murisin hastalığını bilmediğini ve bilebilecek durumda olmadığını iddia edemeyeceği gibi, bizzat kendisi tarafından davacı adına yapmış olduğu işlemden dolayı davacıyı mağdur edemeyeceğini, yapılan bu işlemin, şube kamera kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, kredi borcunu ilgili bankaya ödemek zorunda kaldığını, davacının yaşlı bir kadın olduğunu ve bankadan icraya verilirsiniz denmesi nedeniyle yakınlarından döviz borcu alıp düşük kurdan davalı bankada döviz bozdurduğunu, davacının maddi zorluklar içerisinde taksitleri öderken, davalının tazminatı karşılamamak için ileri sürdüğü gerekçelerin yerinde olmadığını, kanser hastalığı ile ölüm olayı arasında illiyet bağının olmadığını, ölüm olayını tıp otoritelerinin değerlendirebildiğini, davalının poliçedeki tazminatı ödememesinin haksız ve hukuksuz olduğunu, sonuç olarak; davanın kabulü ile maddi zarar bakımından müvekkilleri lehine toplam 26.333,03-TL tazminata hükmedilmesini, hükmedilecek tazminata ihtarname tebliğ gününden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.