11. Hukuk Dairesi 2010/2776 E. , 2012/4529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2008/436-2009/726 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin in
**11. Hukuk Dairesi 2010/2776 E. , 2012/4529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2008/436-2009/726 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile davacının Has-San Mak. Ltd. Şti. nin ortakları olduklarını, dava dışı iki şerikin firmayı açıkça zarara uğratmaları nedeniyle davalının kendi hisselerini devretmek istemesi üzerine davacının dava dışı iki ortak ile birlikte bu talebi kabul ettiğini ve ayrı bir takip ve dava konusu olan teminat senedinin düzenlenerek davalıya verildiğini, dava dışı iki şerikin hisse devrine sonradan katılmakta direnmeleri nedeni ile davacı ile davalının noterde hisse devri sözleşmesi yaparak bu durumu kendi imzaları ile karar defterine ve pay defterine yazarak hisse devrini kendi aralarında gerçekleştirdiklerini ve bu devir karşılığında davacının davalıya 30.000 TL bedel ödediğini, davalının bu bedeli aldığını hem noter huzurunda hemde şirket defterlerine attığı imzalar ile kabul ettiğini, ancak hisse devrine şeriklerin onay vermemeleri nedeni ile ihtarname ile anılan bedelin geri istendiğini, ancak davalının ödenen 30.000 TL'yi ödemek yerine kendisine verilen teminat senedini de icraya koyarak takip konusu yaptığını belirterek, müvekkili tarafından davalıya hisse devri karşılığında ödenen 30.000 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dava konusu hisse devrine ilişkin karar alındığını ve noterden hisse devir senedi düzenlendiğini, hisse devri karşılığında müvekkiline 30.000 TL para değil, 25.000 Euro bedelli emre muharrer bir senet verildiğini, senedin ödenmemesi nedeni ile takip başlatıldığını, bahsedilen 30.000 TL ödemenin yapılması durumunda müvekkiline senet verilmesinin mümkün olmadığını, takibin devamı sırasında davacı tarafın avukatı ile kendilerine ait büroya gelerek görüştüklerini ve bu görüşme sırasında da davacının parayı ödemediğini kabul ettiğini, icra takibinin devamı sırasına davacı tarafça 9.000 TL ödeme yapıldığını, bu durumun da borcu kabul etmek anlamına geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Edremit 1. Noterliğinin 13.11.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi incelendiğinde devredenin ..., devir alanın ... olup devir bedeli olan 30.000,00 TL'in nakten ve tamamen alındığının beyan edildiği, aksi yönde delil olmadığı, Balıkesir Ticaret Sicil Memurluğundan gelen müzekkere cevabı ve tarafların beyanlarından hisse devrinin gerçekleşmediği, davalının hisse devri için aldığı bedel nedeni ile zenginleştiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 30.000 TL alacağın 13/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket hisse devrinin geçerli olmaması nedeniyle davacı tarafından ödenen meblağın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda, davalı ... Has.San Ltd. Şti.’deki hissesini Edremit 1. Noterliğinin 13.11.2006 gün ve 00487 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile 30.000 TL. bedelle davacıya devretmiştir. Limited şirketlerde pay devri usulü TTK.nun 520 nci maddesinde emredici mahiyette düzenlenmiş olup, anılan hükümde “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder. Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır” denilmektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşmiş olmaktadır. Bu itibarla mahkemece yasada emredici şekilde düzenlenen bu unsurların dava konusu olayda gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, aynı mahkemenin 2008/434 esas sayılı dosyasında görülen diğer davada limited şirket hisse devri nedeniyle 25.000 Euro bedelli senedin verildiği anlaşılmakta olup, taraflar da anılan senedin hisse devri nedeniyle düzenlendiğini kabul etmektedir. Tek bir hisse devri nedeniyle hem 25.000 Euro bedelli senet düzenlendiği hem de 30.000 TL'nin ödendiği iddiası karşısında mahkemede görülen her iki dava dosyasının birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.