11. Hukuk Dairesi 2019/3831 E. , 2020/2380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2016/298 E- 2017/475 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/06/2019 tarih ve 2018/1288 E- 2019/729 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafı
**11. Hukuk Dairesi 2019/3831 E. , 2020/2380 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2016/298 E- 2017/475 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/06/2019 tarih ve 2018/1288 E- 2019/729 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirket adına tescilli olan 1995/014598 sayılı “bayce”, 2001/24345 sayılı “bayce şekil”, 2003/37101 sayılı “bayce türk çayı b şekil”, 2004/44027 sayılı“bayce şekil”, 2007/20522 sayılı “bayce şekil”, 2013/05702 sayılı “bayce doğu Karadeniz”, 2013/36642 sayılı “bayce has harman”, 2013/36628 sayılı “bayce has Karadeniz”, 2013/55528 sayılı“bayce zirve”, 2013/70190 sayılı “bayceshop”, 2015/30650 sayılı “bayce leaf tea” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının “Bil Beyce Osmanlı Doğal Köy Ürünleri” markasının tescili için Tpmk'ya yaptığı başvuruya müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazının önce Markalar Dairesi sonrasında da nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, davalının başvuru markasının müvekkili markaları ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, markanın tescilinin müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, iltibasa ve davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını ileri sürerek 2016-M-5552 sayılı TPMK YİDK karanının iptaline, markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı başvurusunda asıl unsur konumunda bulunan BİL BEYCE ibaresi ile davacının BAYCE asıl unsurlu markalarının benzer olduğu, başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetleri davacı marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür benzer ilişkili mal ve hizmetler olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinde yer alan koşulların gerçekleştiği, “BAYCE” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesine göre tanınmış marka olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 01/06/2016 tarih 2016-M-5552 sayılı kararının davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2014/106930 sayılı "BİLBEYCE OSMANLI DOĞAL KÖY ÜRÜNLERİ + ŞEKİL" ibareli markanın tescilli olduğu 29, 30 ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi'nce; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.