7. Hukuk Dairesi 2012/8669 E. , 2013/11488 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 104 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; verilen karar dosya iç
**7. Hukuk Dairesi 2012/8669 E. , 2013/11488 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 104 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; verilen karar dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı belirtilmiştir. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; mahkemece davacı tarafından yetiştirildiğinin tespitine karar verilen uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda (F2) ile işaretli bölüm üzerindeki fındık ağaçlarının 14.07.2010 tarihli raporda da belirtildiği üzere dava tarihinde 25-30 yaşlarında bulunduğu gibi, dava dilekçesinde de bu ağaçların 1977 yılında dikildiğinin belirtildiği gözetildiğinde muhdesatların; kadastro tespitinden önce meydana getirildiğinin kabulü zorunludur. Kadastro tespitinin kesinleştiği 09.11.1995 tarihi ile davanın açıldığı 29.09.2006 tarihleri arasında da 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ağaçların tespit sonrasında yaptırıldığının da iddia ve ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığının belirlenmesi halinde davanın esasına girilmeyerek salt bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu halde davalı tarafın davayı kabulü dahi sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca; mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz, davalılardan ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde hükmü temyiz eden davalılara iadesine, 19.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.