7. Hukuk Dairesi 2023/1508 E. , 2023/3352 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1508 E. , 2023/3352 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının, dava konusu 14 No.lu bağımsız bölümü, muvazaalı olarak tapuda devralarak 08.12.1995 tarihinden itibaren kullandığını, Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/311 Esas ve 2011/675 Karar sayılı kararı ile dava konusu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verildiğini, ilgili kararın 05.03.2013 tarihinde kesinleştiğini belirterek, 05.04.2008 – 05.04.2013 dönemi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.07.2014 tarihli dilekçesi ile talebini 31.287,60 TL olarak güncellemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin daireyi malik sıfatı ile kullandığını, davacının 09.04.2013 tarihinde hükmen malik olduğu için sadece bu tarihten sonrası için ecrimisil talep edebileceğini, ayrıca davacının müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmaksızın dava konusu bağımsız bölümün kapısını açtırarak girdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 30.000,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…dava konusu bağımsız bölümün ecrimisil talep edilen ilk dönemde getireceği kira gelirinin uygun yöntem izlenerek belirlenmesi ve ilk dönem için belirlenen bu miktara ÜFE artış oranı yansıtılarak son döneme kadar her dönem için hesaplama yapılması gerekirken talep edilen son dönem olan 2013 yılı için ecrimisil belirlenerek geriye doğru hesaplanmış olmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 26.262,69 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar: “…davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle; bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, bozma ilamında ecrimisilin belirlenmesi için uygulanması gereken hesaplanma yöntemi açıklandığı halde bozma sonrası alınan 19.06.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda talep edilen son dönem olan 2013 yılı için 500,00 TL ecrimisil bedeli belirlenerek geriye doğru ecrimisil hesaplanması ve Mahkemece bu rapor ile belirlenen ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda ilk bozma ilamında belirtilen hesaplama yöntemi göz önüne alınarak ecrimisilin belirlenmesi için dosyanın re’sen seçilen Gayrimenkul Değerleme Uzmanına tevdi edildiği, 20.569,08 TL ecrimisilin belirlendiği…” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik incelemeyle karar verildiğini, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin taşınmazı malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazı dava açılmadan önce tahliye etmiş olduğunu savunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. 4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmî veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. 5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. 6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut hâliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilâmında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapmak suretiyle verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.