8. Hukuk Dairesi 2019/6536 E. , 2021/3934 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Konya 4. Aile Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2017/244 Esas, 2019/182 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf …
**8. Hukuk Dairesi 2019/6536 E. , 2021/3934 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Konya 4. Aile Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2017/244 Esas, 2019/182 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Evlat edinen Ayşe'nin beklenen mirasçıları vekili dava dilekçesi ile; TMK'nin 317 ve 318. maddeleri gereği müteveffa Ayşe'nin davalı ...'ü evlat edinme işleminin usule ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesindeki iddiaları reddederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince "Davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince davalı müvekkili lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik istinaf talebinin HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulüne ve davalı lehine AAÜT'ye göre tayin ve taktir edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının 1, 2, 3, 4, 5. bentlerinin aynen muhafazasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 318.madde kapsamında kapsamında evlatlık ilişkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesi de dahil istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul kararı verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesi durumunda öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde de yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, davanın esasına yönelik herhangi bir hüküm kurulmadan İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının sadece vekalet ücretine ilişkin olarak düzeltilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmaması ve yeniden tüm talepler hakkında hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi (2.) Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.