1. Hukuk Dairesi 2013/8427 E. , 2013/15913 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TAZMİNAT,ECRİMİSİL Yanlar arasında görülen tapu iptal, tescil, tazminat ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muv…
**1. Hukuk Dairesi 2013/8427 E. , 2013/15913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TAZMİNAT,ECRİMİSİL Yanlar arasında görülen tapu iptal, tescil, tazminat ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, tescil,tazminat ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacılar miras bırakanı ...’ın 27.11.2008 tarihinde dul ve çocuklu olarak öldüğü geride mirasçı olarak 8 çocuğun kaldığı,murisin adına kayıtlı 3 parsel sayılı taşınmazda 6 bağımsız bölümden oluşan apartmanın 4 no’lu bağımsız bölümünü 28.12.1993 tarihinde davalılardan 21.01.1973 doğumlu oğlu ...’a satış suretiyle devrettiği, onun da söz konusu 4 no’lu daireyi 03.11.1997 tarihinde diğer davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakanının davalıya yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonucu, temliklerin muvazaalı olmadığı ve muvazaa iddialarının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunu'nun 706, Borçlar Kanunu'nun 213 (TBK m.237) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.