Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/651 E. , 2024/3164 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/651 Karar No : 2024/3164 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ... 5- ... 2- ... 6- ... 3- ... 7- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Köyceğiz İlçesi, ... Mah
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/651 E. , 2024/3164 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/651 Karar No : 2024/3164 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ... 5- ... 2- ... 6- ... 3- ... 7- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Köyceğiz İlçesi, ... Mahallesinde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılması planlanan "579 Adet Konut, 1 Adet Ticaret Merkezi (21 Dükkan) ve 1 Adet Cami İnşaatları ve Altyapı ve Çevre Düzenlemesi" projesi ile ilgili olarak Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, ziraat mühendisi, inşaat mühendisi, şehir ve bölge plancısı ile biyologdan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda biyoloji disiplini açısından bölgenin özel çevre koruma bölgesinde yer alması, çeşitli familyalara ait bitkilerin ve canlı türlerinin bulunması, endemik türlerin bulunması nedeniyle olumsuz görüş bildirilmiş ise de; alanın yerleşime açık bir bölge olduğu, proje tanıtım dosyasında (PTD) bölgede endemik bir tür bulunmadığı belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda bölgede yer aldığı ileri sürülen endemik türlerin neler olduğu bilgisine yer verilmediği görüldüğünden, rapordaki biyoloji disiplini yönünden anılan kısımlara itibar edilmemiştir. Yine inşaat disiplini açısından bölge düşük yoğunluklu nüfus yapısına sahip olması ve proje kapsamındaki kat adetinin bölgeye göre fazla olması nedeniyle olumsuz görüş bildirilmiş ise de, kat sayısının fazla olmasının çevreye olası olumsuz etkilerinin neler olacağının raporda açıkça ortaya konulmadığı, çevre mühendisliği disiplini ile birlikte rapor ele alındığında inşaat aşamasında ve sonrasında oluşacak atıkların ve devamındaki sürecin çevreye olası olumsuz etkilerinin bulunmayacağının belirtildiği, davanın konusunun, projenin çevresel etkilerinin ortaya konulması olduğu da göz önüne alındığında, raporun inşaat disipline yönelik anılan kısmı da hükme esas alınmamıştır. Son olarak şehir ve bölge planlama disiplini açısından da, bölgenin üst ölçekli imar planlarında tarım arazisi olarak belirlenmesi hasebiyle projeye ilişkin ÇED kararına olumsuz görüş bildirilmiş ise de, ziraat mühendisliği disiplini açısından alanın marjinal tarım arazisi olarak tanımlandığı ve tarım dışı amaçla kullanılmasının önünde sakınca bulunmadığının belirtildiği, zeytinlik alanlara ilişkin olarak da olası olumsuz etkilerinin bulunmadığı yönünde görüş belirtildiği görüldüğünden, raporun şehir ve bölge planlama disipline yönelik anılan kısmı da hükme esas alınmamıştır. Sonuç olarak, uyuşmazlıkta; taraf iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, proje kapsamında inşaat atıkları, ambalaj atıkları, tehlikeli ve tehlikesiz atıklar gibi çeşitli atık türleri oluşabileceği, fakat PTD’de bu konuda bilgiler verildiğinin raporda beyan edildiği ve bu atık türlerinden kaynaklı bir çevresel etki beklenmediğinin beyan edildiği, iskan aşamasında da olumsuz etkilerin görülmesinin beklenilmediği yönünde bilirkişi raporunda görüş belirtildiği, dava konusu projenin marjinal tarım arazisi niteliğinde bir alanda planlandığı, marjinal tarım arazilerinin de tarım dışı amaçlarla kullanılabileceği, zeytinlik alanlara da olası etkilerinin bulunmadığı, toprak yapısı nedeniyle bazı tarım ürünlerinin yetiştirilmesinin olanaksız olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, proje kapsamındaki inşaatın söz konusu projenin yapılacağı belirtilen parsellerin dışına da taştığı ve etraftaki zeytinliklerin zarar gördüğü halde bu durumun bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, PTD'de belirtilen bilgiler ile fiili durumun örtüşmediği, nitekim PTD'de proje alanının özel çevre koruma bölgesinde bulunmadığının belirtilmesine rağmen, fiili durumda özel çevre koruma bölgesi içerisinde kaldığı, alanda en fazla 2 katlı inşaat yapılabilmesi mümkün iken, proje kapsamında 4 katlı inşaatın yapılacağı, dolayısıyla çevre mühendisi tarafından yapılan inşaatların çevreye etkisinin yeterince değerlendirilmediği, ziraat mühendisinin zeytinliklerin zarar görmeyeceği yönündeki değerlendirmesinin gerçekçi olmadığı, inşaat mühendisi, şehir ve bölge plancısı ile biyolog tarafından olumsuz değerlendirmelerde bulunulmasına rağmen yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmeksizin Mahkemece teknik konularda soyut gerekçelerle bilirkişi raporunun olumsuz kısımlarına itibar edilmemesinin de hukuka aykırı olduğu, alt yapının bu proje bakımından yeterli olup olmadığının da belirsiz olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozularak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, hukuk ve usule uygun olan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda projenin yapı yoğunluğu ve trafik yükü bakımından çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmediği, proje alanının özel çevre bölgesinde kaldığı hususunda PTD'de yer verilen bilgi ile biyolog bilirkişisinin tespiti arasında çelişkinin bulunduğu dikkat alındığında, uyuşmazlığın şüpheden uzak bir biçimde çözümlenebilmesi amacıyla yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmek üzere, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.