4. Hukuk Dairesi 2023/10033 E. , 2023/14279 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/706 E., 2021/1113 K. DAVALILAR : 1- Müteveffa ... mirasçıları ..., ..., ... vekilleri Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3- ... vekili Avukat ... 4- ... DAVA TARİHİ : 07.09.2011 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/ Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/533 E., 2018/180 K. Taraflar arasındaki haksız e…
**4. Hukuk Dairesi 2023/10033 E. , 2023/14279 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/706 E., 2021/1113 K. DAVALILAR : 1- Müteveffa ... mirasçıları ..., ..., ... vekilleri Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3- ... vekili Avukat ... 4- ... DAVA TARİHİ : 07.09.2011 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/ Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/533 E., 2018/180 K. Taraflar arasındaki haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.07.2003 tarihinde müvekkilinin, davalılar ... ve ...'ın azmettirmesi ile diğer davalılar ... ve ... tarafından kemik kırığına yol açacak şekilde kasten yaralandığını, arabasına kasten zarar verildiğini ayrıca davalı ... tarafından "seni mahvedeceğim, hesap soracağım" şeklinde tehdit edildiğini, davalılar hakkında kasten yaralama, mala zarar verme ve tehdit suçlarından ceza yargılamasının devam ettiğini, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin raporuna göre müvekkilinin yaralanmaya bağlı geçici iş göremezliğinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin 3.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, olaya ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde müvekkilinin olay yerinde olmadığının tespit edileceğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının mala zarar verme, kasten yaralama iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacıya yönelik bir eylemlerinin bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/665 Esas 2010/475 sayılı kararı ile davalı ... ve ... yönünden kasten yaralamaya azmettirme suçundan, davalı ... yönünden ayrıca tehdit suçundan, diğer davalılar yönünden kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararlarının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının 15 günlük geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderine ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime uygun olduğu, davacının kasten yaralama ve tehdit eylemleri nedeniyle manevi zarara da uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 452,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; olayın vahameti, öncesinde davalılar tarafından planlanması, müvekkilinin burnunda kırık oluşacak şekilde yaralanması bir arada değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, müvekkilinin öğrencileri nezdinde itibarının sarsıldığını, manevi tazminat talebi yönünden tam kabul kararı verilmesi gerekirken kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, olay tarihinde Soma'da iş için bulunduğunu, olayla ilgisinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, olayın müvekkilleri tarafından tasarlandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilleri hakkında mala zarar vermek suçundan mahkumiyet hükmü bulunmamasına rağmen maddi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, tarafların sosyal ekonomik durumu, olayın meydana geliş şekli, olay tarihi, davacının yaralanma derecesine göre takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, maddi tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu gerekçesiyle davacı, davalı ..., davalı ... mirasçıları ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olayın vahameti, öncesinde davalılar tarafından planlanması, müvekkilinin burnunda kırık oluşacak şekilde yaralanması bir arada değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, müvekkilinin öğrencileri nezdinde itibarının sarsıldığını, manevi tazminat talebi yönünden tam kabul kararı verilmesi gerekirken kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, olay tarihinde Soma'da iş için bulunduğunu, olayla ilgisinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, olayın müvekkilleri tarafından tasarlandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilleri hakkında mala zarar vermek suçundan mahkumiyet hükmü bulunmamasına rağmen maddi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; tehdit, kasten yaralama, kasten yaralamaya azmettirme ve mala zarar verme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 49 ve 60 ıncı maddeleri, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ... ve ...'ın cevap dilekçesi ile zamanaşımı defilerinin bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı ..., ... mirasçıları, ... yönünden usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ..., ... mirasçılarının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden; Olay tarihi olan 24.07.2003 tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60/1. maddesi gereğince haksız eylem nedeniyle açılacak tazminat davaları bir yıllık zamanaşımına tabidir. Ne var ki, aynı Kanunun 60/2. maddesine göre, davalının bedensel zarara yol açan eyleminin suç teşkil etmesi durumunda (uzamış) ceza zamanaşımının uygulanması gerekir. Ceza Kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, her halde olay tarihinden itibaren işlemeye başlar; sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu aranmaz. Olay tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 456/1 maddesi “Her kim katil kasdiyle olmaksızın bir kimseye cismen eza verir veya sıhhatini ihlale yahut akli melekelerinde teşevvüş husulüne sebep olursa altı aydan bir seneye kadar hapsolunur.” şeklinde; 765 sayılı TCK’nın 516/1 maddesi" Bir kimse her ne şekilde olursa olsun diğer bir kimsenin taşınır veya taşınmaz malını yıkar veya yok eder veya bozar ya da bunlara zarar verirse zarar görenin şikayeti üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin liradan üçbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır." aynı kanunun zamanaşımını düzenleyen 102/4. bendi ise “Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene” şeklinde düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davalı ...'ın eylemlerinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/1 ve 516/1 maddelerinde düzenlenen suçları oluşturduğu anlaşılmakta olup uygulanacak dava zamanaşımı süresi yukarıda anılan düzenlenmeler uyarınca beş yıldır. Davaya konu yaralanma ve mala zarar verme olayı 24.07.2003 tarihinde meydana gelmiş, dava 07.09.2011 tarihinde açılmıştır. Şu durumda; davanın açıldığı tarih itibariyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/3 ve 102/1-3. maddeleri uyarınca olayın bağlı olduğu 5 yıllık ceza zamanaşımı süresi geçmiştir. Şu halde, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Kararın açıklanan nedenle adı geçen davalı yönünden bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı ... ve davalı ... mirasçıları yönünden ONANMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının adı geçen davalı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin adı geçen davalıya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılar ... ve ... mirasçılarına yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.