21. Hukuk Dairesi 2009/16215 E. , 2010/2239 K. "" MAHKEMESİ : Çorum İş Mahkemesi TARİHİ : 15/09/2009 Davacı, maaş bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin ger…
**21. Hukuk Dairesi 2009/16215 E. , 2010/2239 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çorum İş Mahkemesi TARİHİ : 15/09/2009 Davacı, maaş bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dava 26.10.1994 tarihinde ölen sigortalının ölüm aylığı bağlanan hak sahibi eş ve çocuklarının gelirden çıkması nedeniyle anne ve babanın ölüm aylığı talebini reddeden kurum işleminin iptali ile kuruma başvuru tarihinden geçerli olmak üzere sigortalının anne ve babası olan davacılara ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Yerel Mahkemenin davanın reddine ilişkin önceki kararı davacı tarafça temyiz edilmiş ve Dairemizce Ölüm aylığına hak kazanmış hak sahiplerinin durumunda meydana gelen değişikliklerin diğer hak sahiplerinin aylık bağlanma oranlarının arttırılmasına ya da ölüm aylığına hak kazanmalarına neden olacağı, meydana gelen değişikliğe göre hak sahiplerinin durumlarının yeniden değerlendirilmesinin gerektiği göz ardı edilerek, davacılara ölüm aylığı bağlanmasını ölüm tarihindeki durum ile sınırlandırmak suretiyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen uyulan bozma ilamına uygun biçimde araştırma yapılmaksızın sonuca gidildiği görülmektedir. Sigortalının hak sahibi olan eşinin 18.04.2001 tarihinde öldüğü uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık hak sahibi çocukların gelirden çıkıp çıkmadığı noktasında toplanmaktadır. Gerçekten hak sahiplerinden erkek çocukları E.Ş.’un 14.08.2004 tarihinde, F. Ş.un ise 25.07.2006 tarihinde 18 yaşını bitirmelerine rağmen 13.09.2006 tarihli vukuatlı nüfus kayıt tablosunda Sosyal Sigortalar Kurumundan aylık aldıkları belirtilmektedir. Kız çocuklardan Ş.Ş.’un evliliğinin sona ermesi nedeniyle 01.05.1999 tarihinden itibaren yeniden ölüm aylığı bağlandığı ve bu aylığı almaya devam ettiği, F.Ş.’un ise 07.05.1999 tarihinde evlenmesi nedeniyle gelirinin kesildiği 20.02.2001 tarihinde boşandığı, 19.05.2001 tarihinden itibaren yeniden gelir bağlandığı ve 30.04.2007 tarihinde yeniden evlendiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.