2. Hukuk Dairesi 2016/7703 E. , 2016/8731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İştirak Nafakasının Artırılması-Velayetin Düzenlenmesi-İştirak Nafakası-Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı tarafından; iştirak nafakasının miktarı, davalı-davacının kabul edilen kişisel ilişki davası ve vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı tarafından is
**2. Hukuk Dairesi 2016/7703 E. , 2016/8731 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İştirak Nafakasının Artırılması-Velayetin Düzenlenmesi-İştirak Nafakası-Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı tarafından; iştirak nafakasının miktarı, davalı-davacının kabul edilen kişisel ilişki davası ve vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı tarafından ise; iştirak nafakasının miktarı, reddedilen velayet davası, kişisel ilişkinin süresi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Hükmün infaz edilebilir nitelikte; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde verilmesi gerekir (HMK m. 297/son). Velayeti davacı anneye verilen ortak çocukla baba arasında mahkemece yapılan kişisel ilişki düzenlemesi; infaz edilebilir nitelikte değildir. Dini ve milli bayramlar ile doğum günlerinde mahkemece yapılan kişisel ilişki düzenlemesi; infaz edilebilir nitelikte değildir. Diğer yandan velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk 2006 doğumlu... ile baba arasında her ayın 1. ve 3. haftası Pazar günleri, her ayın 2. ve 4. haftası Cumartesi günleri kurulan kişisel ilişki tesisi anneyi eve bağımlı hale getireceği gibi velayet görevini gereği gibi ifasını da engelleyeceğinden baba ile küçük arasında ayın belirli hafta sonları yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı-davacı, birleşen dava dilekçesinde; veleyetin kendisine verilmesini talep etmiş, 03.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile, öncelikle müşterek çocuğun velayetinin anneden alınarak kendisine verilmesini, bu talebi kabul edilmediği takdirde ise müşterek çocuk ile kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini istemiştir. Davalı-davacının velayetin değiştirilmesine ilişkin talebi reddedilmiş, ancak kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulü söz konusu değildir. Bu nedenle davalı-davacının kademeli talebi kabul edildiğinden davalı- davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken; vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru olmadığı gibi yargılama giderlerinin de kendi üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir. 4-Yargılama sırasında bilirkişi ücreti olan 200 TL. davalı-davacı tarafından 08.10.2014 tarihli 30 TL ise 08.12.2014 tarihli makbuz karşılığında mahkeme veznesine yatırıldığı halde, yargılama gideri hesaplanırken bu masrafın davacı-davalının yaptığı yargılama giderlerine eklenerek davalı-davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temiyze konu bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28.04.2016(Prş.)