T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1626 KARAR NO : 2025/1821 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.10.2025 NUMARASI : 2025/447 Esas 2025/886 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.12.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.10.2025 tari…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1626 KARAR NO : 2025/1821 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.10.2025 NUMARASI : 2025/447 Esas 2025/886 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.12.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.10.2025 tarih 2025/447 E. - 2025/886 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkiline ait araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı aracın 16.08.2024 tarihli kaza sonucunda maddi hasar oluştuğunu, karşı taraf aracının kusurlu olduğunu, o aracın davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, davalı sigortanın zarardan müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu ileri sürerek HMK 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak olarak açtığı davada şimdilik 100,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili vasıtasıyla sunduğu cevap dilekçesinde, ticari davalar için zorunlu arabuluculuk dava şartı mevcut olup bu şartın yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan ....plakalı aracın sigortasının müvekkili tarafından düzenlendiğini, bu kaza için 17.08.2024 tarihinde 716494 numaralı hasar dosyası açıldığını, değer kaybı dilekçesinin 19.10.2024 tarihli olduğunu, hasar onarım bedeli için davacı tarafa 55.003,22 TL ödeme yapılıp, araç onarımının Karabağlar İzmir adresindeki..... Servisi'nde yapıldığını, bu ödemenin gerçek zarar ve onarım tutarı esas alınarak yapıldığını, bakiye zarar bulunmadığını, değer kaybı için de 07.11.2024 günü 60.105,00 TL ödemede bulunduklarını, bakiye değer kaybı olmasının da mümkün bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 7255 Sayılı Kanun'un 23.maddesi ile eklenen 18/A maddesinin 18.fıkrasına göre özel kanunlarda tahkim yada alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğu bulunduğu hallerde arabuluculuk dava şartının uygulanmayacağını, KTK'nın 97.maddesi ile getirilen sigortacıya başvuru zorunluluğunun aynı zamanda alternatif çözüm yolu olduğunu, bu durumda yüksek mahkeme uygulamaları gereği de HUAK hükümlerinin uygulanamayacağından arabuluculuk dava şartının uygulanmayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan karşı araç ZMMS sigortacısına karşı açılan değer kayı ve maddi hasar tazminatı istemine ilişkin olup yukarıda açıklanan gerekçe ile ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır. Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, davalının cevap dilekçesinde kabulünde olduğu ve ayrıca dava dilekçesi ekinde de eklendiği üzere davacı tarafça dava açılmazdan evvel 19.10.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine KTK'nın 97.maddesi uyarınca tazminat ödenmesi isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar bu başvuruda değer kaybu talebinde bulunulmuş ise de davalı tarafça bunun genel olarak değerlendirilerek 17.08.2024 tarihinde hasar dosyası oluşturularak hasar onarım bedelinin 55.003,22 TL, değer kaybı için ise 60.105,00 TL ödeme yapıldığı beyan edildiğine göre bu durumda hem hasar hem de değer kaybı yönünden hasar dosyası oluşturulup, davacı tarafça da KTK'nın 97.maddesi uyarınca da davadan önce başvurulduğuna göre eksik ödendiği iddia olunan değer kaybı ve hasar bedelinin de arabuluculuk dava şartı yönünden itiraz da bulunulması illiyet kurallarıyla bağdaşmamaktadır. Davacı vekili 19.10.2024 tarihinde değer kaybı başvurusu üzerine davalı tarafın hasar dosyası oluşturularak hem değer kaybı hem de maddi hasar yönünden ödemeler yapması birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın başvurusunun KTK'nın 97.maddesi kapsamıda zorunlu başuru şartının yerine getirdiği sonucunu çıkarmakta olup, ayrıca 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarındaki Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18. Fıkrası uyarınca özel kanun niteliği taşıyan KTK kapsamında başvuru şartı yerine getirildiğinde davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartına tabi olduğu kanatiyle davanın suulden reddine karar verilmesi yerinde değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2022 tarih 2021/23273 Esas 2022/901 karar sayılı ilamında olduğu üzere) Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.10.2025 tarih 2025/447 E. 2025/886 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.