(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/5487 E. , 2013/10043 K. Irza geçme ve yağma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı ırza geçme eyleminin, rızaen ırz ve namusa tasaddide bulunma niteliğinde bulunduğu kabul edilerek beraatine, yağma suçundan mahkûmiyetine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.12.2006 gün ve 2004/395 Esas, 2006/496 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve ırza geçme suçundan kurulan hüküm yönünden O…
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/5487 E. , 2013/10043 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve yağma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı ırza geçme eyleminin, rızaen ırz ve namusa tasaddide bulunma niteliğinde bulunduğu kabul edilerek beraatine, yağma suçundan mahkûmiyetine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.12.2006 gün ve 2004/395 Esas, 2006/496 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve ırza geçme suçundan kurulan hüküm yönünden O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve Yargıtay Yüksek ...Ceza Dairesinin .... günlü görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde; Sanığın aşamalardaki istikrarlı anlatımlarında, henüz 18 yaşını tamamlamamış mağdur ile rızaen fiili livata yoluyla cinsel ilişkiye girdiğini ikrar etmesi, eylemin cebir ve tehdide dayalı olarak gerçekleştiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında, eylemin 765 sayılı TCK.nın 416/3. maddesinde öngörülen reşit olmayan mağdur ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğu gözetilmeden eylemler mağdurun rızasıyla gerçekleştirilmiş ırz ve namusa tasaddi niteliğinde kabul edilerek beraat kararı verilmiş ise de; TCK.nın 416/3. maddesinde tanımlanan suçun cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihleri olan 28.03.2004- 04.12.2004 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; Sanığın, 18 yaşı içindeki mağdur ile birden çok defa rızası dahilinde livata yoluyla cinsel ilişkiye girmesi şeklinde eylemlerde bulunduğu, son eyleminden sonra ise bu olayı herkese anlatacağı yönünde tehdit etmesinden korkan mağdurun sanığın istemesi üzerine cep telefonunu ve bir miktar parasını sanığa verdiği ve mahkemece de oluşun bu şekilde kabul edildiği olayda; sanığın, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verme tehdidiyle kendisine menfaat sağlamaya yönelik fiilinde yağma suçunun unsuru olan cebir ve tehditin bulunmadığı ve eylemin 765 sayılı TCK.nın 192/1, 2. maddesi veya 5237 sayılı Kanunun 107/2. maddesi kapsamında düzenlenen şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden yağma suçundan hüküm kurulması, Sanık hakkında TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c. madde ve bendinde sayılan velâyet ..., vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ... tarihinde oybirliğiyle karar verildi.