11. Ceza Dairesi 2022/2330 E. , 2023/5034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarih
**11. Ceza Dairesi 2022/2330 E. , 2023/5034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2604 gün karşılığı olmak üzere 52.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezası yönünden hak yoksunluklarına ve adlî para cezası yönünden 24 eşit taksitte ödenmesine Kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 1. Resmi belgede sahtecilik suçuna konu belgenin aldatıcılık kabiliyeti bulunmadığından suçun kanunî unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden; a. Sanığın sergilediği eylem nitelikli hile boyutuna ulaşmadığından suçun kanunî unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, b. Suç sebebiyle ortaya çıkan zararın soruşturma aşamasında giderilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 168 ... maddesinin birinci fıkrası yerine ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayinine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde sportif eğitim uzmanı olarak görev yaptığı, 16.01.2014, 20.01.2014, 24.01.2014 ve 27.01.2014 tarihlerinde görevli olduğu Kurum adına ödeme emirleri düzenleyip bunları parasal konularda işlem yetkileri bulunan ... ... ve ... adına imzalayarak Ziraat Bankası Elazığ Şubesinden toplam 44.590,00 TL para çektiği anlaşılmıştır. Sanığın, her iki suç yönünden aynı suç işleme kararı doğrultusunda kısa süreler içerisinde eyleminin aynı kuruma yönelik olarak birden fazla kez işlediği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tatbikiyle (1/4) oranlarında artırım uygulandığı ve kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden kovuşturmanın başlamasından sonra zararı giderdiğinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 168 ... maddesinin ikinci fıkrasının tatbiki suretiyle cezasından yarı (1/2) oranında indirim uygulandığı belirlenmiştir. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir. 3. ... ... ve ...'in tanık sıfatıyla beyanları tespit olunmuştur. 4. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce sanığın parasal hususlarda ve ödeme emirlerini düzenleme yetkisinin bulunmadığı belirtilmiştir. 5. Sanığın düzenlediği ödeme emirleri dava dosyasında bulunmaktadır. 6. Sanığın, dolandırıcılık suçunun tamamlanmasından sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, bizzat pişmanlık göstererek suçtan ... zararı aynen geri verme suretiyle tamamen giderdiği, dava dosyasında mevcut Ziraat Bankasına ait 04.02.2014 tarihli ödeme dekontundan anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu 1. Beraat Talebi Yönünden Sanığın, görevli olduğu Kurum adına imza yetkisi bulunan kişilerin ismiyle, farklı tarihlerde, aynı Kuruma karşı birden fazla ödeme emri tanzim edip bu belgeleri imza yetkilileri adına imzaladığı ve bu sayede bankadan para çekmek suretiyle resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği, sanığın ikrarı ve dava dosyasında mevcut ödeme emirleri ile sabit olduğundan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Re'sen Dikkate Alınan Hususlar Yönünden 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu 1. Beraat Talebi Yönünden Sanığın, görevli olduğu Kurum adına imza yetkisi bulunan kişilerin ismiyle, farklı tarihlerde, aynı Kuruma karşı birden fazla ödeme emri tanzim edip bu belgeleri imza yetkilileri adına imzaladığı, bu şekilde gerçekleşen hareketin nitelikli hile boyutuna ulaştığı ve sanığın bu sayede bankadan para çekmek suretiyle haksız menfaat elde ettiği, sanığın ikrarı ve dava dosyasında mevcut ödeme emirleri ve banka tarafından, bu ödeme emirlerine istinaden yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ile sabit olduğundan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Etkin Pişmanlık Hükmü ve Re'sen Dikkate Alınan Hususlar Yönünden 1. Sanığın, dolandırıcılık suçunun tamamlanmasından sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, bizzat pişmanlık göstererek suçtan ... zararı aynen geri verme suretiyle tamamen giderdiği, dava dosyasında mevcut Ziraat Bankasına ait 04.02.2014 tarihli ödeme dekontundan anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 168 ... maddesinin birinci fıkrası yerine ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuğu karşısında hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. 3. 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 ... maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A-1 ve A-2) paragraflarında açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/245 Karar sayılı sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B-1, B-2 ve B-3) paragraflarında açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.