8. Hukuk Dairesi 2017/6900 E. , 2018/13181 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tevliyete Ehil Vakıf Evladı Tespiti İstemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'ın ... Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiş; m…
**8. Hukuk Dairesi 2017/6900 E. , 2018/13181 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tevliyete Ehil Vakıf Evladı Tespiti İstemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'ın ... Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiş; mahkemece, vakfın mütevellisi davaya dahil edilmeden vakfın mütevellisi olduğu gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK’nın 27. maddesine göre, kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için kanuni şekillere uygun davet etmedikçe kararını veremez. 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca, tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalarda vakıf mütevellisi kanuni hasımdır. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davaya konu ... Vakfı'nın mülhak bir vakıf olduğu ve Vakıflar Meclisi’nin 29.03.2006 gün 2006/1 sayılı kararı ile ...’in mütevelli olarak tayin, işleminin iptali için açılan davanın ... 2. İdare Mahkemesinin 22.10.2009 tarih ve 2009/1460-1394 sayılı kararı ile feragat nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, mütevellinin dava tarihi itibariyle bu görevini sürdürdüğü anlaşıldığından, açılan davanın vakıf mütevellisine de yöneltilerek davaya dahil edilmesi gerekirken, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi, 2-Kabule göre de; Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilebilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti mahkemeye, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 6. maddesi gereğince atama (tevcih) ise davalı idareye ait bir görev olduğundan; halen tevliyetin dolu olması böyle bir dava açılmasına ve tespit kararı verilmesine bir engel teşkil etmez. Zira davacının bu şekilde bir tespit kararı alması halinde doğrudan vakıf yönetimine atanmayacağı ancak tevliyetin ölüm, azil, istifa vs. gibi nedenlerden boşalması halinde ...Müdürlüğüne başvurabileceği, böylelikle emek ve zamandan tasarruf sebebiyle önceden böyle bir davayı açmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Bir başka açıdan da bu hallerde mülhak vakfın uzun süre emaneten yönetilmesi önlenebilecektir. Davacının annesi ...'ın kesinleşen mahkeme kararı ile tevliyeti evlada meşrut vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğu tespit edildiğine göre, davacının vakfeden ile soybağı yöntemince ispatlanmıştır. ... Müdürlüğü ... 1.Bölge Müdürlüğünün 14.07.2009 tarihli yazılarının ekinde davaya konu ... Vakfı'na ait 1151 H. (1738 M.),1152 H.(1739 M.), 1190 H. (1776 M.), 1191 H. (1777M.) ve 1192 H. (1778 M.) tarihli vakfiye ve zeyl vakfiyelerin olduğu, iş bu vakfiye ile zeyl vakfiyelerde tevliyet için öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti yönünden tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplandıktan sonra eski hukuka dayalı olarak kurulmuş bulunan vakıflar konusunda uzman yeni bir bilirkişiden davacı açısından tevliyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini gösteren rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın reddi, Doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.