“Deniz alacağı”; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir: Geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasar. Geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya diğer bedensel zararlar. Kurtarma faaliyeti veya her türlü kurtarma sözleşmesi, çevre zararı tehdidi oluşturan bir gemi veya gemideki eşya ile ilgili kurtarma faaliyeti için ödenecek özel tazminat. Çevreye, kıyı şeridine veya bunlara ilişkin menfa
davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... SA ‘nın davalılar ile olan ticari ilişkisi sebebiyle davalı ... 'in donatanı olduğu ... IMO numaralı ...ın gemisine yağ, yakıt, kumanya, acente masrafları ve gemi adamı ücretleri ile ilgili masraflar yapıldığını, söz konusu masrafların ödenmemesinin ardından taraflararasında 14/04/2016 tarihinde borcun yeniden yapılandırılması sözleşmesi akdedildiğini, işbu davaya konu gemi ve dava dışı başka gemilere sağlanan hizmetler çerçevesinde imzalanan sözleşmenin toplam bedeli olan 1.007.117,08 USD'nin 01/05/2016 tarihinde ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak borcun belirlenen vadelerde ödenmediğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra müvekkili ... şirketinin dava dışı ... SA ile imzaladığı temlikname uyarınca müvekkilinin borcun yeniden yapılandırılması sözleşmesinden doğan tüm haklara halef olduğunu, bu kapsamda gemi adamlarına ödenen ücretlerle ilgili 105.509,34 USD asıl alacak ile sözleşmenin 6.2 maddesinde yer alan faiz şartına göre tespit edilen 33.112,35 USD işlemiş faiz alacağının tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalıların takibe itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dosyada davada davalı gemi maliki vekili cevap dilekçelerinde özetle; gemi adamı ücret alacaklarından dolayı 7036 sayılı kanunun 5.maddesi gereğince İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, temliknamenin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığını, borcun yeniden yapılandırılması sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davaya sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanacağından sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklar için öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, geminin çıplak kira sözleşmesi ile gemi adamlarından ari olarak kiraya verildiğinden sicilde kayıtlı malik olan müvekkilinin TTK’nun 1061 ve TTK’nun 1127.maddeleri uyarınca donatan olarak addolunamayacağını, davacı tarafın TTK 1320 ve 1352 maddelerine göre gemi alacağı yada deniz alacağı hakkı varit olmadığından mahkemenin görevsiz olduğunu, zira hak sahibinin ... gemisinde hizmet etmiş olan gemi adamlarının bizzat kendileri olduğunu, üçüncü şahıslara bu hakkın geçmesi için BK 127.maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleşmesi gerektiğini, somut olayda bu koşulların oluşmadığını, gemi adamı alacağı ve deniz alacağı haklarının üçüncü kişilere geçmesi için ifada bulunan üçüncü kişinin gemi üzerinde mülkiyet hakkının yahut başka bir ayni hakkının bulunması yada müvekkili şirketin borcun ifasından önce alacaklıya bu hususu bildirmesi gerektiği, dosya kapsamında ise bu yönde bir delilin bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için gemi adamı maaşlarının dava dışı ... tarafından ödendiği varsayılsa bile gemi adamlarının maaşının üçüncü kişi tarafından ödenmesi halinde ödemede bulunan üçüncü kişiye TBK'nun 127.maddesine göre kendiliğinden bir halefiyet sıfatı kazandırmayacağı, gemi adamlarına tanınan rehin hakkının da ödemede bulunan üçüncü kişiye temlik edildiği sonucunun doğmayacağı, öte yandan 14/04/2016 tarihli borcun yeniden yapılandırılması sözleşmesinin müvekkili açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, zira sözleşmede müvekkili şirketin temsilcisi, kiracısı veya işletenine ait imza yada kaşenin protokolde yer almadığını, ayrıca protokolün temlik edeni temsilen şirket ortağı tarafından imzalandığı, müvekkilinin gemisini çıplak olarak yani gemi adamları ile donatmaksızın kiraya vermiş olması nedeniyle TTK'nun 1127.maddesine göre müvekkiline yüklenebilecek bir sorumluluğunun bulunmadığını, 14/04/2016 tarihli sözleşmenin ekleri incelendiğinde ... gemisinin navlun gelirlerinin alacağı temlik eden şirket tarafından alındığı ve yine davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığını, üçüncü bir şahsın bir başkasının borcunun sebepsiz yere ifa etmesinin beklenemeyeceğini, bu nedenle davalı tarafın temlik aldığını iddia ettiği ve temlik edenin gemi adamlarına ödemiş olduğunu iddia ettikleri bedellerin de kendilerinin bir borcuna karşılık yahut taraflararasındaki ticari ilişkiye istinaden ifa edildiğinin kabulü gerektiğini, dosyaya sunulan belgelerden ... gemisinin navlun alacakları toplamının karşı tarafın ödediğini iddia ettiği gemi adamı ücretleri toplamından çok daha fazla olduğunu, ayrıca gemi adamı ücretlerinden geminin çıplak kirada olması nedeniyle gemi işletme müteahhidinin sorumlu olduğunu, bu nedenle sicilde kayıtlı malik sıfatından başka bir sıfatı bulunmayan müvekkilinin gemi adamı ücretlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak tüm bu nedenlerle davanın görevsizlik ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl dosya davalısı ... davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. Asıl dosya davalısı ... Ltd ile ilgili dava bu dosyadan tefrik edilerek yeni bir esas üzerinden karara bağlanmıştır.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... SA ‘nın ... IMO numaralı ... gemisine yağ, yakıt, kumanya, acente masrafları ve gemi adamı ücretleri ile ilgili masraflar yaptığını, sözkonusu harcamaların tahsil edilememesi üzerine taraflararasında 14.04.2016 tarihinde Borcun Yeniden Yapılandırılması sözleşmesi akdedildiğini, işbu davaya konu gemi ile dava dışı birden fazla gemiye sağlanan hizmetler çerçevesinde imzalanan Sözleşme’nin toplam bedeli olan 1.007.117,08 Amerikan Doları’nın 1 Mayıs 2016 tarihinde ödenmesi hususunda mutabık kaldığını, ancak bahse konu bedeller belirlenen bu tarihte de ödenmediğini, Sözleşme’nin imzalanmasının ardından ise müvekkili ... ile dava dışı ... arasında imzalanan 27.01.2017 tarihli temlikname uyarınca, müvekkilinin işbu Borcun Yeniden Yapılandırılması Sözleşmesi’nden doğan tüm haklara halef olduğunu, yasal olarak ... S.A’nın haklarına halef olan müvekkilinin Borcun Yeniden Yapılandırılma Sözleşmesi’nde mutabık kalınan gemi adamı ücretleri haricinde yapılan diğer harcamalardan kaynaklanan alacağa ilişkin olarak Sözleşme’nin 6.2.maddesinde yer alan faiz şartı da göz önünde bulundurularak 117.183,53 Amerikan Doları asıl alacak ve 75.780,82 Amerikan Doları işlemiş faiz alacağına istinaden ... İcra Müdürlüğü’nün 2017/... Esas sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar tarafından anılan takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, icra takibine yaptıkları itiraz haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.