11. Hukuk Dairesi 2009/5476 E. , 2010/11100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2008/381-2008/1007 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2009/5476 E. , 2010/11100 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2008/381-2008/1007 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekilleri, dava dilekçesinde müvekkil şirkete ait M/V Kaşif Kalkavan gemisinin 2006 yılının Kasım ayında rutin bakımı için davalı şirketin tersanesinde havuza alındığını, bu bakım sırasında dümen doru cıvatasının gerektiği gibi sıkılmamasından dolayı gemide hasar meydana geldiğini, bu hasardan dolayı müvekkil şirketin 399.000 Euro zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 Euro'nun Bankaların anılan cinsi dövize uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilleri, cevap dilekçesine davacı tarafın tazminat talep edebilmesi için aralarındaki sözleşmenin 12.4 maddesi uyarınca bakım onarım çalışmalarının tamamlanmasından veya geminin tersaneden ayrılmasından itibaren 30 gün içinde donatanın yazılı ihbarda bulunması gerektiğini, ancak geminin tersaneden ayrılmasından itibaren 13 ay, olayın üzerinden 11 ay geçtikten sonra olaydan haberdar edildiklerini, müvekkil şirketin tesislerinde yapılan bakım çalışmalarında donatan şirketin tam yetkili temsilcilerinin bulunduğunu ve her bir bakım onarım aşamasında bu kişilerin ayrıca onayı alınarak bakım yapıldığını; ayrıca davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin 12. maddesi uyarınca "tersanenin kendisi veya personelinin ağır kusuru nedeniyle oluşmadıkça gemideki hasardan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını"belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece; davanın konusunun gemiye yapılan bakım ve onarım işlerinden kaynaklanan zararın tahsili talebi olduğu bu nedenle uyuşmazlığın Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya ait gemiye davalı tarafından yapılan bakımın kötü yapılmasından kaynaklandığı iddia olunan zararın tahsiline ilişkin olup davacı tarafın davada 4. kitaptan kaynaklanan bir talebi de mevcut değildir. Bu durumda mahkemece davanın esasına girmek gerekirken dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.