Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7913 E. , 2024/1092 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7913 Karar No : 2024/1092 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7913 E. , 2024/1092 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7913 Karar No : 2024/1092 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, kesin hükümle suç oluşturmadığı saptanan fiillerin tekrar yargılama konusu yapılamayacağı, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerin yasal olduğu ve bu fiillerden dolayı sorumlu tutulamayacağı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir nitelikte olmadığı, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, sendika ve dernek üyeliğinin örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, bu üyeliklerinin irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, sonradan elde edilen delillerin daha önce tesis edilen işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, kişisel verilerin yasa dışı yollardan ele geçirildiği ve kullanıldığı, aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle iki ayrı yargılama yapılamayacağı, OHAL döneminde OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda, OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmişse de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; anılan mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "...FETÖ silahlı terör örgütüne müzahir Aktif Eğitim Sen isimli sendikaya üyeliği bulunan ve Erdemli Kalemler Derneğinde Yönetim kurulu yedek üyesi olan, tanık anlatımları ve ikrar içeren savunması itibariyle üyesi olduğu dernekte düzenlenen program ve sohbetlere katılan, ayrıca örgüt liderinin Bank Asya'yı kurtarmaya yönelik çağrısından sonraki süreçte, adı geçen bankada hesap açtıran sanığın eylemlerinin, bu haliyle terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeyip, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi..." gerekçesiyle düzeltilerek reddedildiği, anılan kararın ... Ceza Dairesinin E:... esas sayılı dosyasında temyiz incelemesinde olduğu görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; bu ceza yargılamasının konusunun davacının terör örgütü üyeliğine ilişkin bulunması nedeniyle masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.