1. Ceza Dairesi 2024/7574 E. , 2026/96 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/739 E., 2024/1333 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz e…
1. Ceza Dairesi 2024/7574 E. , 2026/96 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/739 E., 2024/1333 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2024 tarihli ve 2023/290 Esas, 2024/48 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.10.2024 tarihli ve 2024/739 Esas, 2024/1333 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.12.03.2023 günü saat 18.13 sıralarında ... üzerinde ... istikametinden ... istikametine sol şeritte seyir halinde olan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki ... (...) (...) plaka sayılı otomobilin ön kısmının trafik ışıklı kavşaktan geçmesinin akabinde km 39+600 m mevkiinde aynı istikamette sağ önünde seyir halinde iken sol şeride geçen müteveffa sürücünün sevk ve idaresindeki ... (...) (...) plaka sayılı otomobilin arka kısmına çarpmasıyla ... (...) (...) plaka sayılı otomobilin sağ kısmının gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan orta refüj üzerindeki yön levhası ayağına çarpması sonucu ölümlü olay meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağından kaza mahallinin yerleşim yeri dışı olduğu, yolun bölünmüş yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gündüz, yolun eğimsiz düz, iki şeritli olduğu, çarpma noktasının sol şerit üzerinde işaretlendiği, ... (...) (...) plaka sayılı otomobilin kaza sonrası konumunun çarpma noktasına 30 m mesafede yolun sol tarafında bulunan orta refüj üzerinde, ... (...) (...) plaka sayılı otomobilin kaza sonrası konumunun çarpma noktasına 78.5 m mesafede orta refüj üzerinde olduğu, mahaldeki hız limitinin 70 km/s, sanık sürücünün 0.86 promil alkollü, ... (...) (...) plaka sayılı otomobilin hızının 181 km ve üzeri olarak belirtildiği görülmüştür. 12.03.2023 tarihli tutanaktan sanık sürücünün saat 20.23'te 0.52 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, EGM'nin 29.12.2008 tarihli yazısına istinaden (Adli vakalarda Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunca ortalama olarak kanda alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0.15 promil) azaldığı kabul edilmektedir.) 0.86 promilden işlem yapıldığının belirtildiği görülmüştür. 12.03.2023 tarihli görüntü izleme ve çözümleme tutanağından video içeriğinde Volkswagen marka aracın karayolları ışıklı kavşağına 193 km/h ile geldiğinin belirtildiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 05.12.2023 tarihli raporunda sanık sürücünün olay yerinde gündüz vakti seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, mahal şartlarına uygun süratte seyrini sürdürmesi, önünde seyreden araçların seyir durumunu dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip mahal şartlarının çok üzerinde bir hızla sol şerit üzerinden giriş yaptığı ışıklı kavşak mahallinden geçmesinin akabinde sevk ve idaresindeki otomobilin aynı istikamette sağ önünde seyir halinde iken sol şeride geçen ve sol şerit üzerinde konum almış olan otomobilin arka kısmına çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurlu, müteveffa sürücünün ise sol şerit üzerinde konum almasının akabinde sevk ve idaresindeki otomobilin arka kısmına aynı istikamette sol şerit üzerinde gerisinden süratli şekilde gelen otomobilin çarpmasıyla meydana gelen olay üzerine etken kusurlu davranışının bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre sanığın kaza anında yaklaşık olarak 0,86 promil alkollü olduğu, olay mahalli azami hız limiti olan 70 km/s hızın iki katından fazla aşılarak 193 km/s hızla seyrettiğinin aynı zamanda telefonuyla yolu ve hızını video kaydına aldığının tespit edildiği, yine aracı kullanırken tanık beyanıyla doğrulandığı üzere alkol kullandığı, telefonuyla ilgilendiği ve mesaj yazdığı bu itibarla sevk ve idaresinde olan araç ile ölümlü kazaya sebebiyet vereceğini öngörmesine rağmen sonucu kabullenerek eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında eylemin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu olayda; Sanık hakkında maktule karşı eylemi nedeniyle 27.05.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f maddesi (kadına karşı) olması nedeniyle olası kastla nitelikli öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan suç vasfına ilişkin nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.10.2024 tarihli ve 2024/739 Esas, 2024/1333 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Olayda sayın çoğunluk sanığın maktuleyi olası kastla öldürme suçundan ceza verilmesine karar vermiş ise de, olay trafik kazası sonucunda meydana geldiğinden, yine maktulenin aracını aniden yolun sağından soluna geçerek sanığın geçeceği yolu kısmen kapattığı, sanığında aşırı süratle, alkollü olarak ve cep telefonu ile kayıt yaparken maktulenin kullandığı araca arkadan çarparak, kazaya ve ölüme sebep olduğu olayda; Dosya kapsamına göre, sanığın kaza anında yaklaşık olarak 0,86 promil alkollü olduğu ve Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan nitelikte bir delil bulunmadığı, ancak sanığın hızına ilişkin olarak ise olay mahalli azami hız limiti olan 70 km/s hızın aşılarak 193 km/s hızla seyrettiğinin aynı zamanda cep telefonuyla yolu ve hızını video kaydına aldığının tespit edildiği, Kazaya sebebiyet verebileceğini objektif olarak öngördüğü halde araç kullanmadaki becerisine ve şansına güvenerek neticenin meydana gelmeyeceğine inanmak suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı eylem gerçekleştirdiği, Sanığın olayda meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine ve arzuladığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle olası kastın uygulanma koşullarının olayda oluşmadığı, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın bir kişinin ölümüne neden olma eyleminde "bilinçli taksirle" hareket ettiği, Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85/1 ve 22/3. maddeleri uyarınca aynı Kanun'un 61. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde üst hadden uygulama yapılması suretiyle "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet" suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle, sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.